"Bin dokuz yüz kırk üç. Korkunç yüzyıl; erkeklerin sırtındaki giysiler ne de iğrenç; savaşı övüp kir rengi giysiler taşıyacaklar sırtlarında savaşta, biz, bizler savaşı övmedik hiç, savaş şerefli bir zanaattı bizim zamanımızda; biz bu zanaatı yaparken koyu renkli giysiler giydik, tıpkı bir hekim ya da bir belediye başkanı nasıl giyiniyorsa öyle... tıpkı bir yosmanın giyindiği gibi; onlar, onlar itici giysiler giyip savaşı övecekler, o savaşı anavatan uğrunda açacaklar sözümona, itici yüzyıl; bin dokuz yüz kırk üç..."