runb

#dostoyevski #yeraltındannotlar
Hey Tanrım, ya herhangi bir sebeple bu kanunlardan ve iki kere ikinin dört etmesinden hoşlanmıyorsam, tabiat kanunlarından, iki kere ikinin dört etmesinden bana ne? Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye büsbütün boyun eğmeye de razı olamam.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Reklam

runb

, bir kitap okudu
Puan vermedi·68 syf.·
3 günde okudu
·
2021 4. kitabı
Anton Çehov
8.1/10 · 87,3bin okunma
Marcus Aurelius, “Acı, acı hakkındaki canlı düşüncedir. Bu düşünceyi değiştirmek için irade gücü göster, onu silkip at, şikayet etmeyi bırak; acı kaybolup gidecektir, “demiştir. Gerçekten de öyle. Bir bilgin ya da sadece düşünen, kafası çalışan bir kimse, diğerlerinden tam da acıyı küçümsemesiyle ayrılır. Bu kişi her zaman halinden memnundur ve hiçbir şeye şaşırmaz. -Demek ki ben acı çektiğim, memnun olmadığım ve insanların alçaklıklarına şaşırdığım için aptalım. -Boşuna böyle düşünüyorsunuz. Eğer daha sık kafa yorarsanız sizi endişelendiren bütün dış etkenlerin ne kadar önemsiz olduklarını anlarsınız. Hayatı derinlemesine kavramaya yönelik gayret etmek gerek. Gerçek lütuf, bu hayatın içerisinde mevcut.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Siz inanmıyor olabilirsiniz ama ben inanıyorum. Dostoyevski ya da Voltaire'in eserlerinin birinde, birisi "Eğer Tanrı olmasaydı bile insanoğlu onu icat ederdi," demiş. Şuna derinden inanyorum ki, ölümsüzlük olmasa bile yüksek insan aklı ölümsüzlüğü er ya da geç icat edecektir.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Onunla hangi konuda konuşursanız sözü hep aynı yere getirirdi: Kasabada yaşamak boğucu ve sıkıcıdır; yüksek ideallerden yoksun olan toplum zorbalıkla, kaba bir sefaletle ve iki yüzlülükle çeşitlendirilmiş cansız, anlamsız bir yaşam sürdürmektedir. Namuslular kıt kanaat geçinirken, namussuzların karnı tok sırtı pektir.
Sayfa 6·Kitabı okudu
Reklam