Artur Schopenhauer’ı felsefeci kimliği üzerinden değerlendirerek Aforizmalar kitabını yorumlamamız gereklidir. Tanrısız bir varlık felsefesi anlayışı olan filozof Tanrının ve amacın olmadığı sistemlerde hayatı nasıl anlamlı sürdürebiliriz arayışı içerisindedir. Yani her şeyin kendisi için olduğu bir süreçte anlam bulmaya çalışıyor. Neyin arzusu içersinde olduğunuza göre insanları gruplandırıyor. Zihinsel hazların en yüce, duyusal hazların ise geçici olduğu üzerinden bir anlamlandırma yapmaya çalışıyor. Haz aldığınız şey soyuta ne kadar yakın olursa o kadar yüceleşir derken özgürleşmenin aracının insanın gerçek istencinin ne olduğunu bulmasıyla sağlayacağını söylüyor.
Schopenhauer oldukça karamsar bir filozof ve insan doğasına dair görüşleri genellikle bireyin yalnız olması gerektiği, sosyal ilişkilerin çoğunun yüzeysel olduğu üzerine kurulu. Filozofların düşüncelerini okurken kendi hayatınla nasıl kesiştiğini sorgulamak güzel ama mutlak bir doğru gibi almak bazen yanıltıcı olabilir. Bu yüzden düşünce gücü yüksek eserler okurken bu görüşleri kesin doğrular gibi almak insanın güçlü ve zayıf yönlerini yorumlarken hatalar yapmasına neden olabilir. Bu eseri kimler okumalı dersek farklı düşünceler görmek ve perspektifini genişletmek için doğru okuma kaynağı olarak değerlendirilebilecek bir eser olarak yorumlayan kişisel bakış açısına ve dünyayı algılama şekline etki eder nitelikte üzerinde tahakküm kurmasına izini vermeyecek duygusal bağımsızlığa sahip kişiler okuyabilir. :’/