⸻
Werther sadece sevdi. Büyük planlar yapmadı, kimsenin hayatını altüst etmeye çalışmadı. Kendi kalbiyle baş başaydı. Ama yetmedi. Werther sevilmedi. Ve bu basit, sessiz gerçek bir kıyamete dönüştü. Yazdığı mektuplar, tuttuğu duygular bir kitap oldu. O kitapla insanlar ağladı. Bazıları aynaya bakar gibi okudu, bazıları da o aynanın içine düşüp çıkamadı.
Çünkü Werther sadece bir karakter değildi senin sustuğun, söyleyemediğin, yuttuğun her cümleydi. İçine attığın her “ben buradayım ama görünmüyorum” hissiydi. Mavi ceketiyle, sarı pantolonuyla bir dönemi etkiledi ve aşkı moda yaptı, modayı melankoliye çevirdi. O kadar ki, insanlar onun gibi giyinip onun gibi gitmeyi seçti. Bu yüzden “Werther Etkisi” diye bir şey çıktı. Aşk kitapta kalmadı insanın üstüne yapıştı.
Bugün hâlâ biri sana “bir şeyin yok gibi duruyor” dediğinde, ama sen içinde fırtınalar yaşarken sadece gülümsediğinde… işte orada bir Werther daha doğuyor. Ve sonuç yine aynı ; Bazıları sadece sever. Ve bu dünya, o kadarını bile fazla bulur bazen. Ve sen de çekip gitmeyi çözüm olarak bulursun.