Her seferinde yeni bir mucize. Bütün bu insanlar, bütün bu kaygılar, bütün bu nefret ve arzular, bütün bu şaşkınlıklar; bayağılıkları, önemli ve önemsiz olayları, öğretmenleri, karmakarışık öğrenciler ile bütün bu kolajı; çığlıklardan ve gözyaşlarından, kahkahalardan, mücadelelerden, kopmalardan, hayal kırıklıklarından ve beklenmedik tesadüflerden oluşan içinde sürüklendiğimiz bütün bu yaşam: koro dakiler şarkı söylemeye başladığında aniden hepsi yok oluyor. Yaşamın akışı Ezgi’nin içinde boğuluyor. Aniden bir kardeşlik, derin bir dayanışma, hatta aşk hissi doğuyor. Bu kusursuz ortak ortaklık içinde gündelik yaşamın çirkinliği yoğunluğunu yitiriyor.

📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aynanın bu ezeli tekerrürüne bunca alışmış mıydım ki henüz varsayımsal bir değişim ihtimali beni zamanın nehrine daldır akış çağırıyor? Her günü sanki yarın tekrar doğmak zorundaymış gibi yaşıyoruz.
Yaşamak, ölmek… Bunlar inşa edilmiş olanın sonuçları. Önemli olan iyi inşa etmek. İşte kendime yeni bir ceza verdim. Bozmaya, yapıyı bozmaya son vereceğim, inşa etmeye koyulacağım.
Go oyununun en güzel yanlarından biri kazanmak için yaşamak gerektiğinin ama aynı zamanda ötekini de yaşatmak gerektiğinin kanıtlanmış olması. En açgözlü olan oyunu kaybeder. İncelikli bir denge oyunu. Karşındakini ezmeden avantaj sağlamak gerekiyor. Sonuç olarak yaşam ve ölüm, iyi ya da kötü inşa edilmiş bir yapının sonucuna bağlı.