"Müziği ahlaksal nitelik taşımadığı için seviyorsunuz. Kabul. Ama kendinizin de ahlak savunucusu biri olmamanız gerekmiyor mu bu durumda! kendinizi başkalarıyla kıyaslamanız doğru mu? Doğa sizi yarasa olarak yaratmışsa, kendinizi nasıl deve kuşu yapabilirsiniz? kendinize bazen acayip bir gözüyle bakıyor, çoğunluğun gittiği yolu izlemediğiniz için kahroluyorsunuz. Böyle davranmayı bırakın. Ateşe bakın, bulutları seyredin; İçinizde kimi sezgiler uyanıp ruhunuzdan kimi sesler yükselmeye başladığında, kendinizi bırakın Onlara; böyle bir şey acaba Öğretmeninizin ya da Beybabanızın ya da aziz tanrının işine gelir mi, gelmez mi; onlar bunu hoş karşılar mı, karşılamaz mı diye düşünmeyin hiç! insan kendini yiyip bitirir yoksa. bu, insana soluğu Kaldırımda aldırır, fosilleştirir onu."
"Bizler kişiliğimizin sınırlarını her zaman fazlasıyla dar çizeriz. yalnızca bireysel bakımdan değişik gördüğümüz şeyi, kişiliğimizin kapsamı içine alırız. Oysa dünyadaki her şey bizde, bizim her birimizde vardır."
Hani nasıl derler, bir "rastlantı sonucu" Aslında böyle rastlantılar yoktur. Bir kimse bir şeye mutlaka gereksinim duyuyor ve o şeyi ele geçiriyorsa, bunu ona sağlayan rastlantı değildir. kendisi, kendi içindeki istek ve sorumluluk onu çekip ilgili nesneye götürmüştür.