(Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Şu hâlde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmede sabırlı ol. Hiç, O'nun adını taşıyan bir başkasını biliyor musun?
İnsan, "Öldüğümde gerçekten diri olarak (topraktan) çıkarılacak mıyım?" der.
İnsan, daha önce hiçbir şey değil iken kendisini yarattığımızı düşünmez mi?(19/65-67)
Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmadılar mı? Oysa onlar kendilerinden daha da kuvvetli idiler. Göklerdeki ve yerdeki hiçbir şey, Allah’ı âciz bırakacak değildir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hakkıyla kudret sahibidir.(35/44)
Ütopyalılar oldum olası bu hayattaki iyilik ve kötülüklerin öteki dünyada ödüllendirileceğine veya cezalandırılacağına inanmıştır. Bu nedenle aksini düşünenleri insandan saymayarak hor görürler. Çünkü böyleleri, insan ruhu kadar asil bir varlığın, hayvanınkiyle eşdeğer olduğunu düşünerek insan onurunu zedelerler.
Ütopya adasının yalnızca farklı bölgelerinde değil, her şehrin farklı yerlerinde de çok çeşitli inanışlar vardır. Kimileri Güneş'e tapar, kimileri de Ay'a veya başka bir gezegene. Bazıları ise eski zamanlarda erdemlilik ve övünç kaynağı bakımından üstünlüğüyle tanınan insanlara tanrıların en yücesi olarak tapardı. Ancak daha önemli ve bilgili kişiler bunların hiçbirine tapmaz, yalnızca tek bir sonsuz, görünmez, öncesi ve sonrası olmayan, akıl ermeyen Tanrı'ya tapınırlar. Tahayyül edilemeyecek bir yükseklikteki Tanrı, tüm evreni kapsamakta ve bunu fiziksel anlamda değil, gücü ve erdemiyle yapmaktadır.Tüm başlangıçların, yükselişlerin, gelişmelerin, değişikliklerin ve her şeyin sonunun sadece ondan geleceğine inanırlar ve ondan başka hiçbir şeye ilahi onuru atfetmezler.