8/10
·158 syf.·
2026 64. kitabı
Güzel bir başlangıç yapan kitap, orta kısımlarından sıksa da son kısmı özellikle son söz kısmı defalarca okunmaya değer. Okurken çok zevk aldım özellikle son kısmında. Kitap ismi bana göre çok yanlış seçilmiş, zaten yaşar ön sözünde değiniyor buna, buna rağmen ben olsaydım kitap ismini şeyh ve Rüya koyardım. Tavsiye içermez, her kitap herkese nüfus etmeyebilir.
Alıntı
Şeyh ve ArzuSaffet Murat Tura · Metis Yayıncılık · 2002147 okunma
9/10
·578 syf.··
2026 63. kitabı
Kitap Yorumu : Bir Rüya İçin Ağıt 2 / Gülşen & Şehnaz Haşimoğlu Özet; Cesur, Zeyno’nun kendisine ihanet ettiğini düşünmesine rağmen onu annesinden korur ve kaçabilmesi için Ferman’la işbirliği yapar. Zeyno’nun hayatına bu süreçte Azer Özdağ girer.Ona aylarca güvenli bir sığınak sunar, korur ve yanında olur. Ancak zamanla Zeyno, Azer için yalnızca korunması gereken bir kadın olmaktan çıkar. Öte yandan herkesin onu korumak adına sakladığı gerçekler ve eksik bırakılan bilgiler, Zeyno’nun olayları kendi yöntemleriyle çözmeye çalışmasına neden olur. Bu yüzden kaçmayı bırakır. Artık amacı yalnızca başlatılan davayı sonlandırmak değildir. Hayatı boyunca saklanarak yaşamamak, kendi doğrularının arkasında durmak ve eğer hâlâ bir ihtimal varsa Cesur’la olan hikâyesine sahip çıkmaktır. Ancak olaylar çoktan kişisel hesaplaşmaların ötesine geçmiştir.Artık mesele yalnızca bir iftira davası değil, üç aile arasında yaşanan büyük bir güç savaşına dönüşmüştür. Herkes kendi hamlesini yaparken kurban olarak seçilen kişi yine Zeyno olur. Beklenen yüzleşme sonunda gerçekleşir. Fakat bu kez Zeyno yalnız değildir. Babası, her şeye rağmen kızının yanında durur. Affetmese bile onu yalnız bırakmaz. Şivan’ın gelişiyle birlikte Kadıoğlu Konağı’nın eksik halkaları da tamamlanır ve aile, birlik olmanın ne demek olduğunu bir kez daha gösterir. Hikâye ise Cesur ve Zeyno’nun evliliklerinin devam edip etmeyeceğine karar verilecek olan aşiret toplantısıyla son bulur. Yorum; Sanırım bu kitap hakkında ilk söyleyeceğim şey şu olurdu: Üzgünüm..Çünkü bu hikâyeye veda etmek gerçekten zor oldu. Ama aynı zamanda mutluyum. Çünkü karakterler, bunca yaşanan şeyden sonra hak ettikleri sona ulaştılar. Ben her zaman tüm zorluklara rağmen birbirine tutunmaya çalışan karakterleri sevmişimdir. Bu yüzden Cesur ve
Bir Rüya İçin Ağıt 2Şehnaz Haşimoğlu · Lapis Yayınları · 2023374 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:06
𝐊ü𝐥𝐥𝐞𝐫𝐢𝐦𝐝𝐞𝐧 𝐃𝐨ğ𝐚𝐫𝐤𝐞𝐧 | Funda Uçuk Er Bazı kitaplar biter ama etkisi uzun süre sizinle kalır. Küllerimden Doğarken, son sayfasını kapattığımda içimde tam da böyle bir iz bıraktı. Melal, Sadberk ve Asuman… Her biri geçmişlerinden taşıdıkları yüklerle yaşamaya çalışan, kırılmış ama tamamen vazgeçmemiş karakterler. Hayat onları kimi zaman aynı yolda buluştururken kimi zaman farklı yönlere savuruyor. Yaşadıkları olaylar, aldıkları kararlar ve yüzleştikleri gerçekler yalnızca hikâyeyi değil, karakterlerin ruhlarını da şekillendiriyor. Roman boyunca sevginin iyileştirici gücünü, geçmişin insanın peşini bırakmayan gölgelerini ve yeniden başlayabilmenin ne kadar büyük bir cesaret gerektirdiğini okuyoruz. Karakterlerin yaşadığı değişim öyle doğal ilerliyor ki bir noktadan sonra onları okuduğunuzu değil, yanlarında yürüdüğünüzü hissediyorsunuz. Bu hikâye bana, bazen en büyük savaşın başkalarıyla değil, insanın kendi içinde verdiği savaş olduğunu hatırlattı. Ve bazen yeniden doğmak; her şey yoluna girdiğinde değil, her şey dağıldığında başlıyor. Kimi insanlar yaralarını saklar, kimi insanlar yaralarıyla yaşamayı öğrenir. Ama en güçlüleri, yaralarından yeniden bir hayat kurabilenlerdir. “Küllerinden doğmak” belki de insanın kendine yeniden inanmayı öğrenmesidir.
Küllerimden DoğarkenFunda Uçuk Er · Timaş Yayınları · 202626 okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 58. kitabı
Merhaba kitapsever dostlarım… Kitabın Adı- Mükemmel Çift Kitabın Yazarı- Ruth Ware Kitabı Çeviren- İrem Reyhan Kitabın Sayfa Sayısı- 389 Görünüşe aldanma: Kameralar kapandığında rüya, kabusa dönüşür. Günümüzde her şeyi “mükemmel” gösterme çabasına ne kadar da alışığız, değil mi? Ruth Ware, Mükemmel Çiftromanında bu modern illüzyonu alıyor ve izole bir tropik adadaki vahşi bir reality şovun tam ortasına bırakıyor. 10 yarışmacı, büyük bir ödül ve dışarıdan kusursuz görünen ilişkiler... Ancak fırtına adayı dünyadan kopardığında ve hayatta kalma mücadelesi başladığında, o parlak filtreler birer birer dökülüyor. Yazar, sadece bir katil kim sorusunun peşinden gitmiyor; sosyal medyanın, şöhret hırsının ve “kusursuzluk” imajının insanı nasıl canavarlaştırabileceğini derinlemesine inceliyor. ”Ya hayatta kal... ya ihanet et.” Maskelerin ardındaki çıplak gerçekle yüzleşmeye hazırsanız, bu karanlık adaya davetlisiniz. Kitaptan Alıntılar ”Karanlıkta herkes yalnızdır ve en büyük düşmanınız, en yakınınızdaki olabilir.” ”Mükemmel Çift diye bir şey gerçekten var mı? Yoksa bu sadece kusursuzca oynanmış bir rol mü?” . . . . . . #okudumbitti #thekitapyayınları #ruthware #mükemmelçift #_dream_bookstore
Mükemmel ÇiftRuth Ware · The Kitap · 202664 okunma
Puan vermedi·415 syf.··
2026 68. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 13:12
"Yaşayanların dünyasında garip oluyorsun; o kadar ayrısın ki, ne lüzum var aramızda dolaşmana? Kendimizden çektiğimiz yetmiyor mu?" Huzur ilk defa Cumhuriyet gazetesinde, 22 Şubat-2 Haziran 1948 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Daha sonra 1949'da Remzi Kitabevi tarafından tekrar basılmıştır. Bu kitap, yazarın üzerinde en çok çalıştığı eserlerinden biri olmuş. Bazı karakterler sonradan eklenmiş, bazı sahneler çıkarılmış. Üzerinde en çok düşünüp yazdığı eserlerden biri olan bu roman dört kısımdan oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Kitabın girişi, Mümtaz'ın İhsan'a doktor bulmak için dışarı çıkmasıyla başlıyor. Sonrasında ise yazarın diğer eserlerinden tanıdığımız karakterlere de rastlıyoruz. Behçet Bey ile Nurhayat Hanım, hem Mahur Beste hem de Sahnenin Dışındakiler ile bağlantı kuruyor. Eser, II. Dünya Savaşı'nın atmosferini de işliyor, en azından bunu güçlü bir şekilde hissettiriyor. Gelelim konusuna. Kısaca anlatmaya çalışacağım ama ne kadar kısaltabilirim bilemiyorum tabii. :) Konusu şöyle: II. Dünya Savaşı'nın başlamasına bir gün vardır. Mümtaz, dokuz gündür hasta olan amcasının oğlu İhsan'a hastabakıcı aramaktadır. Mümtaz'ın babası Rumlar tarafından öldürülünce annesiyle birlikte İstanbul'a gelir. Annesi de burada vefat edince, kendisinden 23 yaş büyük olan İhsan'ın yanına gönderilir. İhsan, yurt dışından yeni dönmüş ve Galatasaray Lisesi'nde tarih dersi vermektedir. Macide ve İlyas ile birlikte yaşayan Mümtaz, özellikle İlyas'ın etkisi altındadır. Olaylara bakışı, yorumlayışı ve görmüş geçirmiş hâli Mümtaz'ı derinden etkiler. Bu yüzden İhsan'ın hastalığı da onu bir o kadar üzer. İhsan'ın anlatıldığı ilk bölümde Mümtaz, ona doktor bulmak için evden çıkar. Bu bölüm hem İhsan'ın hastalığının verdiği üzüntüyle arşınladığı Beyazıt ve Eminönü
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
Abdülhak Şinasi Hisar - Çamlıca'daki Eniştemiz
Puan vermedi·203 syf.··
2026 20. kitabı
Kitap roman olarak geçiyor olsa da bence tam bir enişte biyografisidir. Araştırıldığında bu eniştenin aslında tam olarak bir kişi değil, yazarın yakın akrabalarından belki birkaç kişinin toplanıp tek bir vücut bulduğu kurgusal bir karakter olduğu görülür. Eserin üslubu bana Ahmet Hamdi Tanpınar'ı; özellikle de Beş Şehir'i anımsattı. Onda da artık var olmayan bir şehir dokusunu en ince detayına kadar anlattığı için sıkılmıştım bu eserde de aynısını bilhassa Çamlıca tasvirlerinde yaşadım. İsminin hakkını verecek şekilde yazarda büyük bir Çamlıca sevdası vardır ve kitabın en az %20'si Çamlıca'ya ve onun orada yaşadığı mazisine övgüdür diyebilirim. Burada en dikkat edilmesi gereken nokta artık var olmayan aile gelenekleri ve sosyal yapıların ele alınmasıdır. Eser o zamanlar bir çocuk olan anlatıcının Çamlıca'daki enişteleri Hacı Vamık; namı diğer Deli Vamık'ı tasviriyle ve deliliğe makul bir övgüyle başlar. Babıali onu mutasarrıflık, defterdarlık, valilik gibi çeşitli görevlere verip verip geri almaktadır. Eserin ilerleyen bölümlerinde kendisinin hakkında vazife başında yolsuzluk söylentileri olduğu da verilecektir. Doğal olarak maddi durumu ortalamanın oldukça üzerindedir. Konaklarında hizmetçiler çalışmaktadır. Yazara göre, akıllı dediğimiz insanların sağı solu belli değildir; iyilik beklediğimizden kötülük, sadakat beklediğimizden ihanet görme ihtimalimiz her zaman oldukça fazladır; ancak deliler öyle midir? Deli daima delidir, şaşırtmaz, daima doğasına uygun davranır. Hacı Vamık enişte lakırdı etmeyi pek seven, kendine has ve eğlenceli bir konuşma üslubu olan bir adamdır. Hemen her şeyle ilgili bir fikri veya anısı vardır. Yalnız kaldığı zamanlar harici konuşur; hâttâ yalnız kaldığında bile bazen kendiyle konuşur bazen de türkü söyler. Yeğenlerine daima "can didem"
Çamlıcadaki EniştemizAbdülhak Şinasi Hisar · Bağlam Yayınları · 1996421 okunma