İdam sehpasına gitmek için güzel yerlerden geçen bir adam yolunda açan çiçekleri değil, yolun sonundaki tahta iskemleyle baltayı, kemiğin, etin kopuşunu, ağzı açık bekleyen mezarı düşünür.
Yasalar, kurallar da tehlikesiz zamanlar için değildirler ki! İnsanın şeytana uymak üzere olduğu, ruhuyla, bedeniyle bu kurallara başkaldırdığı zamanlar içindir. Sert, katı da olsalar boyun eğeceğim onlara. Her önüne gelen kendi kişisel durumuna göre bu yasaları, kuralları bozmaya kalkarsa ne yararları kalır?!
Ölümünden sonra tam on beş yıl bu mezar, üzerini ot bürümüş bir tümsekten ibaret kaldı. Şimdi başucunda gri mermerden bir taş yükseliyor. Taşın üzerinde Helen'in adı yazılı, bir de Resurgam sözcüğü.