SPOILER
.
.
kadının tavırları o dönemin elit kesimine gayet uygun kötülükte fakat bu davranışları açık açık devam ettirmesi sonu olmuş. kendi kendine mutluluk yaratmayı hiç denememiş, bilmiyor çünkü hep başkalarından beslenmiş. insanların sözlerinden, yaklaşımlarından, kötülüklerinden haz duymuş onları yaşam kaynağı haline getirmiş. bu da onu ilgisiz ve entrikasız yaşayamayan biri yapmış. bu sebeple de bir anda sürgüne yani aslında en büyük cezası olan yalnızlığa gönderilmesi delirmesine sebep oluyor.
gittiği yerde de kendine tapacak, ona ilgi verecek ama asla da kendine denk olmayacak birilerini arıyor. tabi ki öyle birine ulaşamıyor çünkü artık eski konumunda değil, o yüceliğe sahip değil. bunu fark ettikten sonra da intihar planını hazırlıyor. çünkü ölüm herkesin ilgisini çeker. bir de eski kraliçenin ölümü tabi ki çoğu kişinin şaşırıp üzülmesine yol açmalı düşüncesiyle yine ve yine insanların ilgisine ulaşabilmek için ölmeyi göze alıyor.
ne kadar korksa da sonunda kendi ismi başkasının ağzından çıkacak umuduyla hayatına son veriyor ama malesef ki onun kendine ve çevresine vermediği değeri ölüm günü de olsa kimse ona layık görmüyor.
gerçek bi hikayeymiş bu kitapla öğrenmiş oldum. kısa sürede okunabilr çok akıcıydı ve duyguların iyi aktarıldığını düşünüyorum dili güzeldi çünkü kadın aynanın karşısında yaşlandığını düşünürken onunla beraber ben de hissettim. ki sadece o kısım değil çoğu kısım da o duyguyu hissettirdi. aralarda kadına üzüldüm çünkü hep ilgi bekledi ama o da az değil. insanları küçük görmesi, ondan altta olan kişilerden hep övgü beklemesi, istediği bir şey olmayınca kukla niyetine oynatması ama aynı zamanda onlara çok muhtaç olması vs.
aslında yanında bir nefes istemiyordu. o yetseydi bir iki hizmetçi bile dost olurdu ona. resmen bir köle istediği