Bırak... Lütfen.
İçim durmadan acıyor. Orada bilmediğim bir şeyler oluyor ve gittikçe göğüs kafesimi acıtıyor. Nefessiz kalıyorum canımın canı, Seyram... Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ve içimden durmadan sesler geliyor; anlamıyorum.
Zaman geçiyor ve ben sustukça daha da çok seviyorum. Kır bu kalbi, parçala! Ya da bırak yakamı, gideyim Allah aşkına. Sevmek nimetini kaybettik Seyram. Ve olmayacak üzere; "Âşk karın doyuruyor" diye yalan söylemeyelim.
Yokluğum ekmek değil veya giyecek hiçbir şeyi olmayan biri değilim; bir sana aşığım, bir sana. Tokluk nefesi üzerine, aç bırakma ruhumu. Gönül düşer de gidersem diye ölüyorum. Yürürken yoluna başkaları değer diye ölüyorum.
Bu bendeki her neyse, bilmiyorum; ama o içimden gitmeden sevmelisin.
Çünkü yokluğun, içimdekini öldürüyor.
R.G.