Tanrı'ının yerine konuşan insanların sesleri kilisenin duvarlarında yankılanıyordu. Oradan tüm Roma'ya ve dünyaya yayılıyordu. Tanrı gibi konuşanların sesi her zaman daha yüksek çıkıyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gürültü bilinci kuşatıyor.
Gürültü bilinci dönüştürüyor.
Gürültü bilinci kısırlaştırıyor.
Gözlerine bant çekiliyor zavallı çocukların, kızların, kadınların. Hüzün en çok gözlerden okunuyor. Gazetelerde hep gözler gizleniyor. Acı en çok gözlere gizleniyor. Acı en çok gözlere siniyor. Utanç en iyi gözlerden okunuyor. Gözler hayatı tefsir ediyor. Hayat gözlerden kendini ele veriyor.
Hayatı yığınla grafikten, yatay ve dikey eğrilerden ibaret sayan bir zamanı yaşıyoruz. Matematik bilmeyenlerin tutunamadığı bir çağ. Hesaplamalarla dolu her yer. Bankalar, müşavirlik büroları, borsa, şirketler, puan hesaplamaları, ekonomik veriler, vergi hesaplamaları, pariteler, faturalar...
Evimizin duvarında, küçük odanın giriş kapısının üzerinde asılı bir kartpostalı hatırlıyorum. Arapça hu yazıyordu üzerinde. Bu nedir diye sormuştum. Allah yazıyor demişlerdi. Küçükken Allah'ın yüzünün h harfine benzediğini düşünürdüm. Allah dendiğinde aklıma h harfi gelirdi.