Günden güne, haftadan haftaya dayanmak, geleceği olmayan bir şimdiyi uzatmak, hava olduğu müddetçe insanın ciğerlerinin daima bir nefes daha alması misali hakim olunamaz bir içgüdü gibi geliyordu.
Ama kişi canlı kalmayı değil, insan kalmayı becerirse tüm bunlar neyi değiştirebilirdi ki? Duygularını değiştiremezlerdi, gerçi istesen dahi sen de değiştiremezdin duygularını. Yaptığın, söylediğin ya da düşündüğün her şeyi en ufak ayrıntısına kadar açığa çıkarabilirlerdi, ama işleyişi senin için bile gizemli olan kalbinin içindekilere dokunamazlardı.
Ağır fiziksel çalışma koşulları, evin ve çocukların bakımı, komşularla ufak kavgalar, filmler, futbol, bira ve hepsinin ötesinde kumar zihinlerinin ufkunu tamamen dolduruyordu. Onları kontrol altında tutmak zor değildi.