Onu dinlerken duygularının bir başka yönü daha dikkatimi çekiyor.Demek yalnızlık öylesine korkunç bir duygu ki, insan bu dünyada kendisine yapayalnız hissetmektense düşman kokusuna sarılabiliyor, onunla birlikte yanmayı tercih edebiliyor. Böyle bir yalnızlık duygusunun derinliğini hayal bile edemiyor insan.
Hiç sevilmeden büyümek nasıl bir şey acaba? Böyle biri başkalarını ya da kendini sevmeyi nasıl öğrenecek? Kör renk tarif etmek gibi bir şey bu! Hiç sevilmeyen birini sevmek öyle zor ki… Sevginin izi yok yüzünde.