Yaşamdaki acılar tuz gibidir, ne azdır ne de çok. Acının miktarı hep aynıdır. Ancak bu tuzun acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Acın olduğunda yapman gereken tek şey, acı veren şeyle ilgili duygularını genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış.
Mindfulness her şeyden önemlisi belki de bir tür acıyı anlama, onunla sağlıklı ilişki kurma yoludur. O size acının gelip geçici olduğunu öğretir. Acıyı nezaketle, sakince gözlemleyebilmeyi öğretir ve böylece acının gözlerinizin önünde eriyip gittiğini görebilirsiniz.
Yaptığımız planın, her ne olursa olsun planladığımız gibi gitmesiyle o kadar ilgileniriz ki, içinde bulunduğumuz anda gerçekten neler olduğuna bakamayız. Hoşa giden veya gitmeyen, o anda yaşananların bize kazandırdığına yeterince dikkatimizi veremeyiz.Planladığımız şeylere, belki de aklımıza gelmeyen başka şekillerde ulaştığımızda bunu fark edemeyecek kadar kafamızdaki hikayenin biçimselliğine takılmış olabiliriz. Bu da, fırsatları fark etmemizi, beklenmedik güzel deneyimleri yeterince takdir etmemizi, karşılaştığımız çeşitli zorluklardan sağlam tecrübeler kazanmamızı engelleyecek bir tutuma dönüşür.