Nur Öztürk

Nur Öztürk
@ryuk_book
8/10
·536 syf.··
2021 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2021 00:59
Aldatıcı Öpücük benim yurt dışında sürekli gördüğüm ve 'keşke Türkçeye de çevrilse' dediğim, basılır basılmaz da hemen kaptığım bir kitaptı. Okumak ise 2 yıl sonrasına nasip oldu ancak yine de güzel oldu. Kitap Prenses Lia'nın düğün gününden kaçması ile başlıyor. Kendisine gerçek bir hayat kurmak isteyen prensesimiz bir 'İlk Kız Çocuğu' ve kutsal bir lütfa sahip olması gerek ancak o ve diğer herkes sahip olmadığını düşünüyor. Bu efsane ise işte kitabın fantastik yönünü oluşturuyor. Kitabın ilk yarısı benim için tamamen bir genç kurgu gibiydi. İki erkek karakterimiz ve onların arasında kalıp birini seçen kızımızı okuyorduk sadece. Ancak ikinci yarısında heyecan arttı ve hikâye çok güzel bir yöne doğru gitti. Verdiğim puan neredeyse tamamen ikinci yarının marifeti diyebilirim. Dediğim gibi kitapta iki erkek karakterimiz var: Kaden ve Rafe. Bunlardan biri prens, diğeri ise katil ancak biz kimin kim olduğunu bilmiyoruz. Ancak ben kimin prens olduğunu içgüdülerimle çözdüm Bu kim-prens-kim-katil olayı kitabın ilk yarısındaki heyecan verici tek şeydi. Kadın karakterimiz Lia'yı çok sevdim. Güçlü biriydi ancak kendisini sıradanlaştırmayı o kadar istiyor ki gözünün önündeki şeyleri göremediği zamanlar oldu. Rafe ve Kaden da benim sevdiğim karakterler oldu ama gönlüm tabi ki Prens'ten yana (onun kim olduğunu ise okursanız öğrenirsiniz artık). Serideki diğer yan karakterler de güzel yazılmıştı; Lia'nın yakın arkadaşı Pauline ve diğer kadınlar çok tatlıydı. Diğer yan erkek karakterler için ise aynı şeyi söyleyemem. Çevirisinden mi yoksa yazardan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama kitapta bazı yerlerde zaman kaymaları mevcuttu. Bir cümle geçmiş zamanla yazılırken diğeri geniş zaman belirtiyordu. Bu durum biraz canımı sıktı ama yazarın kalemi gayet akıcı olduğu için kitap kendini
Aldatıcı ÖpücükMary E. Pearson · Nemesis Kitap · 2017154 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Eski Uygarlıkların toprağın dibinden altından daha değerli bir metal çıkardıklarını söylüyorlar, onları yıldızlara kadar uçurup geri getirebilen devasa işlemeli kanatlar yaparlarmış o metalden." "Kanatların olsa bunu mu yapardın?" Başını iki yana salladı. "Hayır. Yıldızlara uçar, bir daha geri dönmezdim."
Sayfa 472·Kitabı okudu
"Her birimizin kendi hikâyeleri ve kaderi vardır, bazen de yaşadığımız ayrı ayrı şanssızlıklarımız. Yine de hepimiz çok daha büyük, tek bir hikâyenin parçasıyız. Toprağın, rüzgârın, zamanın, hatta gözyaşlarımızın bile ötesine geçebilen bir hikâyenin. Büyük hikayelerin kendine has yolları vardır."
Sayfa 452·Kitabı okudu
"Her şeyi berbat ettim, Sven." Başını iki yana salladı. "Hayır. Sen yapmadın, evlat. İki krallık yaptı. Aşk, genç kalplere bırakılması gereken karmaşık bir ilişki. Kullanma kılavuzu yok. Askerliği seçmemin nedeni de bu. Anlaşılması daha kolay."
Sayfa 340·Kitabı okudu
"Bir hayali gerçekleştirmek yıllar sürebilir. O gerçekleşen hayali yıkmak için ise saniyenin onda biri yeterlidir."
Sayfa 311·Kitabı okudu