nova

Zekanın yalnızca tek bir doğası vardır ki, o da aydınlıklı olmadır. Bununla birlikte onun çeşitli işlevleri ve farklı çalışma tarzları vardır ve bunlar pek çok hususi zekalar olarak görünür. "Mantıksal", "matematiksel" ya da denebilir ki "soyut" bir niteliğe sahip zeka, gerçeğin bütün vechelerine erişmek için kafi değildir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Modern bilim, şu halde, salt duyusal tecrübemize yönelik bir ibadet biçimi olarak mı doğdu? Modern bilimin bizden tam olarak istediği nedir? Doğanın niteliksel vechelerinin niceliksel biçimlere indirgenmesiyle sonuçlanan homojen bir bilgiye inanmamızı mı istiyor? Eğer böyleyse, o zaman modern bilim bizden var olanın önemli bir kısmını, çeşitli geleneklere göre evrenin gerçekliğini feda etmemizi istiyor.
İkinci olarak, modern birey, dünyanın önde gelen bilim adamlarının adımlarını takip ederek, aklın, beynin sinirsel etkinliğine dayanan organize olmuş maddenin akıllı yansımasından başka bir şey olmadığını düşünme eğilimini-buna daha yerinde bir isimlendirmeyle önyargı da denebilir- her ne kadar böyle bir anlayışın insan zihnine hitap ettiği bir zandan ibaret olsa da", tutkulu bir şekilde korur.
Geleneksel, İslami perspektife göre, insan aklı zihin-beden ilişkisinin aşağı dünyasıyla manevi akıl-ruh ilişkisinin yüce dünyası arasında bir köprü vazifesini görür, bu yüzden de onun, manevi aklın daha üst alanlarınca aydınlatılan bir insani yeti olarak ruhun sınır bölgesinde etkin bir rolü vardır ve o bugünün rasyonel ve bilimsel çevresinde olduğu gibi gölge bir benlik değildir.