Rüveyda

Biz “her şey bitti” derken, bitirenin biz olmadığımızı unutuyoruz...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Bu din garip başladı, gelecekte de garip kalacak. Ne mutlu o gariplere!”
Ne güzel bir teslimiyet
“Onlar beni yenerlerse ben tekrardan Hristiyan olacağım şayet ben onları yenersem onlar Müslüman olacak...” Bu durum Afrika'ya has bir gelenek ... + Musa kardeş bu münazara yöntemi riskli değil mi? Acaba senden daha güçlü, daha donanımlı, ikna kapasitesi senden daha başarılı biri ile karşılaşırsan ne yapacaksın? Hani insan bu... Yanılabilirsin, yetersiz kalabilirsin, unutabilirsin... Bu durumda İslam'ı bırakıp başka bir dine mi gireceksin? Nasıl böyle bir işe cesaret edebilirsin? - Kim Allah için olursa, Allah'ta onun için olur... Ben Allah için yollara düşmüşüm. Allah beni mahcup eder mi sanıyorsun? Allah'ın beni mağlup edeceğini düşünebilir misin? Allah işinin galibi değil mi? Biz Allah'a güvenirsek, Allah bizi yolda bırakmaz, yalnız bırakmaz.
Afrika sınavımız bayramdan bayrama hatırlamakla, kurbandan kurbana gitmekle bitecek bir sınav değil... Afrika diye bir derdimiz, bir de dersimiz olmalı...
Aslında ihtiyaçlar göreceli... İhtiyaçları çoğu zaman bizler oluşturuyoruz...