Ortadoğu'ya gözlerini dikmiş bir Amerikan kadının tehlikeli sözleridir:
Unutmayın, Ortadoğu topraklarında kazık çürümemelidir. Dünya değişiyor ve bu değişim bizim ellerimizle olmak zorunda. Kurulacak yeni dünya düzeninde Müslüman Doğu'ya ve Doğu kültürüne asla yer olmadığını hiç aklınızdan çıkarmayın. Ne yazık ki Sümer ve Babil derin uykusundan yavaş yavaş uyanıyor. Bunu biraz da bizim politikalarımız tetikledi. Yine de torunlarının o eski medeniyet birikimine ve kültürel zenginliğe sahip olmalarına müsaade edemeyiz. Yüzyıllardır bizim icadımız olduğunu herkese öğrettiğimiz insan haklarının Babil'de daha mükemmel şekilde kurallara bağlandığını bu saatten sonra dünyaya nasıl söyleyebiliriz? Parayı ilk kez bulanların Lidyalı atalarımız olduğuna inandırmışken Kral Krezüs'ten iki bin yıl evvel Babillilerin para kullandıklarını şimdi nasıl itiraf ederiz? Dünya hukuk sisteminin ilk kez Roma'da yapılandırıldığına inanan insanlık, bunun bir aldatmaca olduğunu öğrenir de Roma'dan üç bin yıl evvel Hammurabi'nin Doğu'daki hukuk sistemlerini derleyerek bir hukuk devleti oluşturduğuna akıl etmeye başlarsa yeni dünya düzenini nasıl şekillendirebiliriz? Unutmayın ki Amerika, hâkimiyet fikrini ekonomiden, askeri güçten ve siyasi gelişmelerden ziyade insanlığın algısını yöneterek sürdürmeyi tercih eder. Bu algı Batı'nın Doğu'ya üstün olduğuna herkesi inandırmakla başlar. Böyle inandırmalıyız ki Doğu'nun zenginliklerinden yeterince yararlanabilelim ama Doğu'nun yeniden dirilişine fırsat vermeyelim. Doğu'da terör olmalı ki biz huzura, Doğu'da sefalet olmalı ki biz zenginliğe erişelim. Doğu'da tarih ve sanat eserleri ya tahrip edilmeli yahut kaçırılmalıdır ki dünyada Doğu medeniyetlerine, ondan önce de Sümer ve Babil'e ait bizim güdümümüzde olmayan hiçbir iz kalmasın. Ta ki gelecek
Sayfa 54 - Kapı yayınları