Abdulkadir Geylani nin ' El fethur rabbani' si.. Tezhipli cildi muhabbetle öptü, göğsüne yaklaştırdı. Bir süre göğsünde, kalbinin üstünde dinlendirdi kitabı, sonra mine çiçekleriyle çevrili işaretli sayfayı açtı..
Her gün yeniden okuduğu önsözdü bu..
'Allah' ım, Sana hakkıyla hamd etmekten aciz bulunuyorum, bu halim Sana malum... '
Peygamber Muhammed 'in selam ve bereket ona olsun bir hadisi şunları söylediğini kastdediyor.
İslamiyet garip olarak başlamıştır ve bir gün gelecek yine başladığı garip hale dönecektir. Bu yüzden garipler mübarektir.
O na gariplerin kim olduğu sorulduğunda şöyle cevap verdi:
GARİPLER, BENİM SÜNNETİMDEN HALKIN BOZDUĞUNU DOĞRULTAN, HALKIN YIKTIĞINI YENİDEN YAŞATANDIR
Maryüsün kozete mektubu:
Tanrı,ruhu sevsin diye yaratmıştır. Aşk, Tanrı'ya giden yoldur. Işık nasıl eşyayı aydınlatıyor ise, ruhu da aydınlatan aşktır. Sevdiğinden ayrı düşen ruh, karanlıkta kalmış yolcu gibidir. Korkular, endişeler, yalnızlık onu perişan eder.
Ben sevdiğimi Lüksemburg Parkında kaybettiğim günden beri karanlıkta kalmış, şaşkın yolcu gibiyim. Evini buldum. Artık burda oturmuyor dediler. İnsanın, sevgilisini birden bire kaybetmesi ne büyük ıstıraptır. Kuşlar niçin sevinçle öterler bilir misiniz? Bir yuvaları, sevdikleri, eşleri ve çocukları olduğu için. Ah! Taş iseniz, mihenk taşı olunuz. Nebat iseniz, ilaç olunuz. İnsan iseniz aşık olunuz. Sevilmek ne büyük saadet. Fakat ondan daha büyük bir saadet vardır:Sevmek. Seven bir kalpte kötülük barınamaz. Seven, sevdiğini incitmek istemez....
Sayfa 237 - ali çankırılı çevirmen. antik dünya klasikleri.·Kitabı okudu