Bu kitabın incelemesini yazmam tesadüf bugüne denk geldi; bugün 18 Mayıs, Kırım Tatarların anavatanlarından sürgün edilişinin yıldönümü..
Öncelikle kitabın adında geçen ‘Aluşta’, Kırım’da bir sahil
“Ankara’nın ilk postanesi, Meclis’in bahçesine kurulan bir çadır ve iki sedirden ibaretti. Kurtuluş Savaşının tüm haberleşmesi bu çadıra kurulan 2 telefon ve birkaç telsiz makinesi sayesinde sağlandı. Atatürk sonraki yıllarda verdiği bir röportajda, savaşın bu telsizler vasıtasıyla kazanıldığını söyleyecekti.
Savaş sonrasında geçici bir ikamette barınan postane, 1925 yılında Mimar Vedat Tek tarafından yapılan şahane binaya geçti (bknz. fotoğraflar). Ne yazık ki Ulus’taki bu bina 1974 yılında yıkıldı. Yerine PTT Genel Müdürlüğü olarak Cumhuriyet mimarisiyle alakası olmayan, çirkin bir bina dikildi.”
(Cumhuriyet Gibi Bir Kadın Nahit Hanım kitabından alıntı, s.54)
“Ankara’nın ilk postanesi, Meclis’in bahçesine kurulan bir çadır ve iki sedirden ibaretti. Kurtuluş Savaşının tüm haberleşmesi bu çadıra kurulan 2 telefon ve birkaç telsiz makinesi sayesinde sağlandı. Atatürk sonraki yıllarda verdiği bir röportajda, savaşın bu telsizler vasıtasıyla kazanıldığını söyleyecekti.
Savaş sonrasında geçici bir ikamette barınan postane, 1925 yılında Mimar Vedat Tek tarafından yapılan şahane binaya geçti (bknz. fotoğraflar). Ne yazık ki Ulus’taki bu bina 1974 yılında yıkıldı. Yerine PTT Genel Müdürlüğü olarak Cumhuriyet mimarisiyle alakası olmayan, çirkin bir bina dikildi.”
(Cumhuriyet Gibi Bir Kadın Nahit Hanım kitabından alıntı, s.54)
Bu uygulamanın bana yaptığı sürpriz🤩
2025 Yılının Kitabıyla📒
Bu yaz gezdiğim İstanbul manzaralarıyla,
Ve ne tesadüftür ki,
Şu an okuduğum yılın son İstanbul konulu kitapla
Seneyi kapatıyorum…💫
💛Mutlu Yıllar!🌟
Işığımız hiç sönmesin☀️