SANİYE AYGİRAY

SANİYE AYGİRAY
@3nokta_page
şirket müdürü
İZMİR
2177 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 13:27
"Karıncalarla filler hikayesi, elbette halkın yarattığı bir hikayedir. Küçük bir hikaye. Ben bu hikayeyi aldım işledim. Belki bu hikaye çağlar önce Anadoluda uydurulmuştu. Bir küçücük hikaye olarak günümüze kadar geldi ve benim elime geçti. Doğanın en büyük hayvanı olan fili sömürücü olarak aldım. Benden önce halk, bu zavallı garip hayvanı, ona düşmanlığından değil, sırf iri gövdesinden ötürü sömürücüye simge olarak almış. Sömürülenlerin çokluğunu, çalışkanlığını, yaraticılığını göstermek için de halk karıncayı almış. Neye üzülüyorum biliyor musunuz, bu kitabı okuyanlar, özellikle de çocuklar, filleri belki hiç sevmeyecekler. Bu bana çok dokunuyor. Ne yapabilirdim ki? Oysa filler bugünkü sömürücüler kadar ne korkunçtur, ne zalimdir, ne özgürlük düşmanıdır, ne de işkencecidirler. Eğer insan soyunun bu en zal iminin simgesini, benzerini, hayvanlar arasında arayacak olsaydım, belki timsahları bulurdum, boa yılanlarını bulurdum. Yok yok, sanmıyorum ki yeryüzünde bu za- limleri simgeleyecek korkunçlukta bir hayvan türü bulabilelim..." demiş Yaşar Kemal... Bu sözler üzerine söz yazmaya gerek yok.... Her kitabı gibi bu kitabı da muhteşem... İyi okumalar dilerim...
1000Kitap
Filler SultanıYaşar Kemal · Toros Yayınları · 199415,6bin okunma
Reklam
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 17:09
Kitabın Son sözünde Zülfü Livaneli “Bu romanda benim ve ailemin hayatından izler var ama bir öz yaşam öyküsü değil. Fırtınalar arasında sarsılan, savrulan bir ailenin, Leyla, Selim ve küçük Zeynep’in hikâyesi. Bu genç insanları ve yaşamak zorunda kaldıkları acı olayları ve daha sonra "68’’ olarak anılan bir kuşağın ortak hikâyelerini anlatmaya çalıştım.” Diyerek özetlemiş kitabı… Kitabın ismi ve arka kapak yazısından dolayı kitaptan çok şey bekliyorsunuz doğal olarak… “Bekle Beni “68 kuşağı hikayelerinin fragmanı gibi… Yazar 68 dönemini beklenildiği gibi derinden anlatmak yerine sanki bilinçli bir şekilde yüzeysel anlatmış hissini veriyor. Yine de cümleler arasında o dönem ile ilgili çarpıcı ve can alıcı noktaları var. Katil ve düşünce suçlusunun aynı koğuşu paylaşması, düşünceyi suç kabul eden sistemin anlamsızlığı, İşkenceyi beklemenin işkenceden beter olması, işkenceden kaçmak için kendine eziyet etmeyi tercih etmesi gibi… Cümleler arasında derin psikolojik analizle de var; işkence anlatılırken acıyı örten gülme krizleri… Gönderilen mektuplarda anlatılmayan acılar, umutlar… ”Görülmüştür” denilerek okunmuş, mahremiyeti ihlal edilmiş mektuplar yüzünden yaşanan acılar gibi… Hikaye örgüsü ise hep yarım bırakılmış. Selim’in Leyla ile tanışması evlenmesi, Zeynep’in doğumu, Selim’in askerliği, hapse girişi, yurt dışına çıkışı hep birbirinden kopuk. Mekanlar arasındaki geçişler, karışıklıklar şaşırtıyor insanı… Beklemenin zorluğunu, sevmenin güzelliğini, aile bağları ile kamçılanan umudu, özgür olmanın ne kadar değerli olduğunu duygusunu hissedebiliyorsunuz ama kitapta eksik olan bir şeyler var… Bunu çözemedim. Zülfü Livaneli değerli bir sanatçı ve yazar… Mutlaka bir bildiği vardır diyerek tam puan verdim. Yazar 68 Kuşağının tamamen düşünmenin tehdit sayıldığı,
1000Kitap
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2025 117. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 17:42
"Psikanaliz tarihinde belki de tüm diğer tarihlerden daha çok travma vardı: yani canlı ama çözümsüz kalmış felaketler yaşanmıştı. Bunların içinde kişilik tecavüzleri, talihsiz yaşamlar, boşa harcanmış yıllar, tahrip edilmiş belgeler, gizli arşivler, unutulmuş günahlar ve açıklanamayan kopmalar vardı. Normalleşme yumuşak bir tarzda açılmadı. Bunun en çarpıcı örneği psikanaliz tarihinin en önemli felaketi; Nazilerin yükselmesi değil, analizcilerin onlara zayıf yanıtı ve aslında Yahudi katliamıydı..." Psikanaliz 1890 yıllarında Sigmund Freud tarafından kurulmuştur. Psikanaliz; kısmen bilinçdışı zihinle ilgilenen ve birlikte zihinsel bozukluklar için bir tedavi yöntemi oluşturan bir dizi teori ve bu teoriyi destekleyen tedavi tekniğidir... Psikanalizin kendisi gibi tarihi süreci de karışıktır... Psikanalizin tartışmalı ve karışık tarihini, tıbbi süreçlerinden çok, kültürel süreçlerini kaleme alan yazar, belgesel tadında bir kitap yazmış. Eli Zaretsky psikanalizi destekleyen ve desteklemeyen her görüşe yer vermiş. Karşıt görüşleri ve destekleyen görüşleri birlikte vererek okuyucuyu da aydınlatmış. … Psikanalizin kültürel siyasi açıdan tarihi gelişimini ele alan bu eser, psikolojiyi sevenlerin okuyabileceği bir kaynak kitap…
Ruhun GizemleriEli Zaretsky · Pegasus Yayınları · 20171 okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 11:04
"İsterseniz ceza verin, fakat anlayın. " Yolpalas da işlenen bir cinayetin görüldüğü dava ile başlıyor kitap... Polisiye kitap olmaktan öteye çok anlamlar içeren bir konusu var. Bir insanı suç işlemeye iten nedenlerin psikolojik analizi yapılmış. Kim suçlu? Öldüren mi? Öldürü-len mi?... Sadece kötüler mi suç işer? İyiler de suç işleyemez mi? İntikam duygusu nelere yol açabilir? Bir insanın yaşam hakkını elinden alacak kadar ileriye götüren ince çizgi ne?Adalet işlerken sonuca mı bakmalı sonuca götüren nedenlere mi bakmalı? …. Gibi gibi bir çok şeyi sorgulatıyor kitap… O dönemin toplumsal yapısını, sınıf farkını, toplumun kadınlara bakışını, adaletin işleyişini akıcı bir şekilde anlatan roman Halide Edip Adıvar'ın diğer kitapları gibi inanılmaz güzel... İyi okumalar dilerim…
1K
Yolpalas CinayetiHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20173,047 okunma
Puan vermedi·401 syf.··
Beğendi
·
2024 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2024 18:28
Oturup yazdım: Kaplumbağalar odur. Ve onlarındır Kaplumbağalar ... Acı, buruk bir roman oldu. Onu kentlerde, kasabalarda oturup günlük işiyle uğraşan okuryazarlarımız, yumrukçu, yada nemegerekçi aydınlarımız okuyacaklar. Belki kapılacaklar, belki sıkılacaklar, bilmiyorum. Ama, ben romanımı, asıl o akşam anamın geniş odasında bağdaş kurup beni dinleyen komşularımın, dört mevsimi karanlık, bütün ömrü kömür olan köylülerimin okumalarını, severlerse onların sevmelerini, ıslıklarsa onların ıslıklamalarını isterdim. Yurdumun bir yazarı olarak, beni en çok bu sevindirirdi. Ek ... belki bir gün o da olur. Mutlaka olur. Gün doğmadan neler, ne tosun kızlar, oğlanlar doğar! Diye başlamış yazar romanına... Emeğin değerinin bilinmediği, üretmenin cezalandırıldığı sistem hep aynı... Hiç bir şey değişmemiş o günden bu güne... Halk ve devlet arasındaki kopukluk dün de varmış bugün de var... Hayallerin gerçekleştiği anda boşa gitmesinin hüznü, yaşatılan çaresizlik, kimsesizlik, duyulan öfke, dile gelemeyen istekler... Üreten toplumdan tüketen topluma geçişin hikayesi... Evet acı dolu bir roman... Birebir onlarla birlikte her duyguyu yaşarken sistemi, sistemi bu hale getiren bizleri düşünmeye yönlendiren hüzünlü bir roman... İyi okumalar dilerim
KaplumbağalarFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20064,668 okunma
Reklam