Narsisist bir kişiyi nasıl tanıyabiliriz? Kolaylıkla tanınabilen bir tip vardır. Bu tip kendi kendine yeten bir kişinin tüm belirtilerini gösterir; boş sözler ettiği zaman bile kendini çok önemli birşey söylemiş gibi hisseder. Başkalarının söylediklerini çoğunlukla dinlemez ya da onlara ilgi duymaz. (Zeki bir insansa, bu tutumunu sorular sorarak ya da karşısındakine ilgi duyuyormuş gibi yaparak saklamaya çalışacaktır.) Narsisist kişiyi her türlü eleştiriye karşı gösterdiği aşırı alınganlıktan da tanıyabiliriz.
Bir yazar bir dostuna rastlar, uzun süre ona kendinden söz eder; sonra şöyle der:Hep kendimden söz ettim. Şimdi biraz da senden söz edelim. Son kitabımı nasıl buldun bakalım? Bu kişi hiç durmadan kendileriyle uğraşan, başkalarına ancak kendilerini yankıladıkları ölçüde ilgi duyan insanlara çok iyi bir örnektir. Çoğu zaman bu kişiler yardımsever ve iyi yüreklidirler; ama bu davranışları kendilerini böyle göstermek istemelerindendir; enerjilerini, yardım ettikleri kişinin açısından görmeye değil kendilerine hayran olmaya harcarlar.
Özetlersek, yaşam sevgisi en çok şunların bulunduğu bir toplumda gelişecektir: Güvenlik: Onurlu bir yaşamın sağlanması için temel maddi koşulların tehlike içinde ol-maması; adalet: Hiç kimsenin başka birisinin amaçları için araç olarak kullanılmaması; özgürlük: Herkese toplumun etkin ve sorumlu bir üyesi olma olanağının sağlanma. Bunların sonuncusu özel bir önem taşır. Güvenlik ve ada-letin sağlandığı bir toplumda bile bireyin yaratıcı özünün etkinliği desteklenmiyorsa, yaşam sevgisinin gelişmesi ger-çekleşemez.
Çocukta yaşam sevgisinin gelişmesi için en önemli koşul onun yaşamı seven insanlarla birlikte olmasıdır. Yaşam sevgisi de ölüm sevgisi ölçüsünde bulaşıcıdır. Bu sevgi sözcükler, açıklamalar, kişinin yaşamı sevmesi gerektiğini söyleyen öğütler olmaksızın iletilir. Fikirlerden çok davranışlarla, sözcüklerden çok ses tonuyla aktarılır. Bu sevgi, yaşamı düzenleyen açık ilke ve kurallardan çok, bir kişiyi ya da topluluğu saran genel havada gözlenebilir.