Mutluluk bir sorumluluktur. Sizin sorumluluğunuzdur, sizin sorumluluğunuzdadır… Başkalarının sizi mutlu etmesini beklerseniz, çoğu zaman büyük bir düş kırıklığı yaşarsınız. Mutluluğundan sorumlu olmak demek, mutsuzluğundan ötürü başkalarını ya da koşulları suçlamamak demektir. Mutluluğundan sorumlu olmak demek, başkalarının olumsuz davranışlarına karşın ve dış etkenlerden bağımsız olarak mutlu olabilmeyi başarabilmek demektir. Mutluluk, kişinin başına gelen ya da karşılaştığı olaylar, içinde bulunduğu koşullar, yaşantılar ya da yaşanan deneyimlerden çok, kişinin bunlara karşı gösterdiği tutuma bağlıdır.
Çaba göstererek gerçekleştirilmeye çalışılan amaçlı etkinlikler, mutluluğa çok büyük katkı sağlarlar. Bu katkı, zamanla, kalıtımsal öğelerden ve çevresel koşullardan daha önemli bir katkıya dönüşür.
Mutluluğu belirleyen öğelerin, yüzde 50 oranında kalıtımsal öğeler (genler), %10 oranında yaşam koşulları ve %40 oranında ne yaptığımız ve nasıl düşündüğümüz; diğer bir deyişle, amaçlı etkinliklerimiz ve bu amaçlarımıza ulaşmak için çıktığımız yollar ve uyguladığımız yöntemler olduğu bulunmuştur.
Duygusal özgürleşme tekniği, sorunun hakkında konuşurken yüzündeki, ellerindeki ve gövdendeki akupunktur noktalarına yaptığın basit ve hafif vuruşlardan başka bir şey içermez.