Kitapta 15 bin kelime varsa, 7 bin beş yüz kelimesi “külotum ıslandı”dan, 3 bin kelimesi de “seksi seksi”den oluşmakta.
Damian bu Rose’a diyor ki:
“Avcı olma, kanka ol.”
Rose diyor ki:
“Karışma bana.”
Damian diyor ki:
“Avcılık düşündüğün gibi değil. Öyle düşündüğün gibi basit, kötüyü patakla içeri al durumu olmayacak. Gerekirse yaşlı, yürümekte bile zorlanan birisini kelepçelemen gerekecek. Gençken yapmış bir kötülük ama zaman geçtikçe tövbe etmiş torunlarıyla ilgilenen, birisini alacaksın zorla.”
Rose diyor ki:
“Ben hallederim.”
Böyle bir eminlikle konuşuyor. Ömrünün yarısını avcılığa vermiş, hayatı kaymış Damian’ın uyarılarını görmezden geliyor ya… sabırrr
Tamam, Maxwell kadınları hep dikine gider. Rose da hep bir amaç için büyütülmüş ama o amacın kendisine ait olmadığını fark etmiş birisi. Her şeyi yapmak istiyor, kendi amacını bulmak istiyor ama Damian’a da kulak verirsin bacım ya!
Hadi vermedin… Ki vermedin de zaten, hep dikine gittin.
Ulan şeytan yaşlı bir forma dönüşür dönüşmez nasıl hemen, “Yaa ben bunu götüremem ki! Bu yaşlı, nasıl götüreceğim, emin misiniz bu olduğuna?” diyebiliyorsun?
Ben o zaman derim, sen bir salaksın — ve bunda haklı olduğumu düşünürüm. Çünkü sen tüm uyarıları görmezden gelip, kendi dikine gidip her şey hakkında emin konuştuktan sonra en ufak bir şeyde “Damian, ben nasıl yapacağım, o yaşlı bence bir yanlış anlaşılma var” diyorsun aq?
Yüce cadılık eğitimi almış, işin içinden geçmiş bir kadınsın ve yanlış anlaşılma olduğuna inanıyorsun.
Elinde belgeler var, konsey tarafından yönetilen bir avcılık söz konusu.Ve sen, sadece 5 saniyede eminliğinden sıyrılıp “bunda bir yanlışlık var” diyorsun.
Şaka gibi :)
Son sahnelerde Damian’ın eski sevgilisinin kim olduğunu öğreniyoruz. Meğerse o kişi de bizim Rose’a iş teklifi eden cadıymış! Ya