4/10
·416 syf.··
2025 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 21:20
Kitapta 15 bin kelime varsa, 7 bin beş yüz kelimesi “külotum ıslandı”dan, 3 bin kelimesi de “seksi seksi”den oluşmakta. Damian bu Rose’a diyor ki: “Avcı olma, kanka ol.” Rose diyor ki: “Karışma bana.” Damian diyor ki: “Avcılık düşündüğün gibi değil. Öyle düşündüğün gibi basit, kötüyü patakla içeri al durumu olmayacak. Gerekirse yaşlı, yürümekte bile zorlanan birisini kelepçelemen gerekecek. Gençken yapmış bir kötülük ama zaman geçtikçe tövbe etmiş torunlarıyla ilgilenen, birisini alacaksın zorla.” Rose diyor ki: “Ben hallederim.” Böyle bir eminlikle konuşuyor. Ömrünün yarısını avcılığa vermiş, hayatı kaymış Damian’ın uyarılarını görmezden geliyor ya… sabırrr Tamam, Maxwell kadınları hep dikine gider. Rose da hep bir amaç için büyütülmüş ama o amacın kendisine ait olmadığını fark etmiş birisi. Her şeyi yapmak istiyor, kendi amacını bulmak istiyor ama Damian’a da kulak verirsin bacım ya! Hadi vermedin… Ki vermedin de zaten, hep dikine gittin. Ulan şeytan yaşlı bir forma dönüşür dönüşmez nasıl hemen, “Yaa ben bunu götüremem ki! Bu yaşlı, nasıl götüreceğim, emin misiniz bu olduğuna?” diyebiliyorsun? Ben o zaman derim, sen bir salaksın — ve bunda haklı olduğumu düşünürüm. Çünkü sen tüm uyarıları görmezden gelip, kendi dikine gidip her şey hakkında emin konuştuktan sonra en ufak bir şeyde “Damian, ben nasıl yapacağım, o yaşlı bence bir yanlış anlaşılma var” diyorsun aq? Yüce cadılık eğitimi almış, işin içinden geçmiş bir kadınsın ve yanlış anlaşılma olduğuna inanıyorsun. Elinde belgeler var, konsey tarafından yönetilen bir avcılık söz konusu.Ve sen, sadece 5 saniyede eminliğinden sıyrılıp “bunda bir yanlışlık var” diyorsun. Şaka gibi :) Son sahnelerde Damian’ın eski sevgilisinin kim olduğunu öğreniyoruz. Meğerse o kişi de bizim Rose’a iş teklifi eden cadıymış! Ya
1000Kitap
Bir Cadının LanetiApril Asher · Artemis Yayınları · 202475 okunma
Sabırrr
9/10
·360 syf.··
2025 1. kitabı
Bu benim ilk inceleme yazım bu yüzden nasıl bir giriş yapacağım hakkında hiçbir fikrim yok dkjdkdkd SPOİLER İÇERİR bu arada Efsane aşırı severek okuduğum bir kitaptı bu yüzden bu kitap için oldukça fazla bir beklentim vardı. Bu yüzden biraz hüsrana uğramış olabilirim Razor'un Cumhuriyet tarafından tutulduğunu öğrendiğimde adeta bir şok geçirdim. Açık konuşayım Razor'u başından beri sevmemiştim ama böyle bir şey yapmasını da beklemezdim. Olaylar gayet seri ilerledi bence. Sadece bazı aksiyon sahnelerini atlayarak okudum. Karakterler hakkındaki değerlendirmeme gelmek istiyorum: Day'i ilk kitapta aşırı fena seviyordum, bu kitapta daha da fazla sevdim. Zaten ben ultra kötü bir şey yapmadıkları sürece başrolleri her zaman çok severim. Day'in kardeşi Eden için bu kadar fazla fedakarlık yapması beni aşırı duygulandırdı, belki de bir abim olmasını çok fazla istediğimdendir bilmiyorum ama çok samimi geldi. June ile tartıştıkları sahnede çok fena arada kaldım. Day'in June'a Anden hakkında söyledikleri başta o kadar mantıklı geldi ki içimden June'a salak diye bağırdım. (Ama pişmanım kdkslsk) Day orda kendi açısından haklıydı ama June'a bağırdığında ben bile kırıldım. Day'in sevmediğim özellikleri ise Tess'e bu kadar fazla yüz vermesi ve June'a durmadan "Sen zenginsin ben fakir" tiplerine girmesiydi. June'u da aşırı sevdim. Sadece Anden için çok heyecanlandım, kendimi garip hissediyorum falan demesi sinirimi bozdu. Ha bir deee, suikastı engellemeye çalışırken dedim ki ya kızım, sen niye tek başına her halta karışıyorsun, bırak öldürsünler adamı. (Ama iyiki de engellemiş) Tess'e çok az değineceğim. (Çok az) Ya Tess Allah aşkına, Day sana kuzen diyo arkadaşım diyo. Utanmadan gidip çocuğu öpüyorsun. June'u seviyorum diyo, "yok kalbini kırcak" falan diyorsun. Bu dediğime katılmayanlar
DehaMarie Lu · Pegasus Yayınları · 20163,301 okunma