Modern insan artık kendi mutsuzluğunu bile bir "reklam arası" vermeden, bir şey satın almadan veya bir şeye sığınmadan yaşayamaz hale geldi. Bugün her duygunun bir pazarı var. Mutsuzlara bir terapi uygulaması, yalnızlara bir tanışma platformu, heyecan arayanlara bir ekstrem spor paketi... Duygularımızı kendi içimizde demlendirmek yerine, raftan hazır alıp tüketiyoruz. Kendi duygusunun
"üreticisi" olamayan insan, başkalarının kurguladığı hislerin sadık bir müşterisi olmaya mahkûmdur. Bu, modern dünyanın en büyük fakirleşmesidir; cüzdanlarımız dolsa da iç dünyamızda bir kıtlık ekonomisi hâkimdir.