Giderek ne hale geldim biliyor musunuz Nastyenka? Biliyor musunuz, sonunda duygularımın yıldönümlerini, eskiden bana hoş gelen ama aslında hiç var olmamış şeylerin yıldönümlerini kutlamaya mecbur oldum.
Dostoyevski hayat koşulları ve alınyazısı yüzünden varoluşun bütün sırlarıyla tümden kardeştir. Ölüm ve delilik arasında, hayal ve yakıcı berraklıktaki gerçeklik arasında durur onun dünyası. Kendi kişisel problemi her seferinde insanlığın çözümsüz bir problemine dokunur, parlayan en ufak bir alan sonsuzluğu yansıtır.
İlk bakışta sınırları belli bir eserle, bir yazarlakarşı karşıya olunduğu sanılır,ancak bir süre sonra sınırsız bir şey,evresinde dönen yıldızları ve bambaşka müziği olan bir evren keşfedilir. Bu dünyanın içine tamamen girmek konusunda aklın cesareti kırılır:Büyüğünün fazla yabancı olduğudur ilk fark edilen, düşüncelerinin uzak bir sonsuzlukta kümelendiğidir, mesajı fazla yabancıdır, ruh bu yenisine, alışık olduğu gökyüzüne bakar gibi başını kaldırıp doğrudan bakamaz. Eğer içerden yaşanmazsa Dostoyevski bir hiçtir.