Ne bileyim saçım sevilsin isterdim
Okuduğum herhangi bir kitabın herhangi bir sayfasını açıp herhangi bir kelimesini seçip sabah edebilirim kendimle. De ne diyeceğini biliyorum. Vapur dumanı çiçekleri bitiyor cıvıltıların bodrumunda. Anılarım mı yanıyor, hafızam alesta. Çift dikiş yaralar, her biri kalasta. Hızarla geliyor bir ben -mi o- epey uzakta. Korkumun filmini çeken etrafin sesinin yanında huzur veriyor. Festivalde gibiyim. Sanrıları kemiriyor çınar yaprakları. Tanrılar fırlıyor topraktan. Sokak lambalarının rengi neden kırmızı? Eksildiğim yetmez mi? Geldik diye uyandırsan beni olmaz mı? Denizi koysan önüme, çivilemesine atlasam. O değil de bak buraya rüzgar eşeledim, büyüyünce hortum olacak. Nasılını sorma. İki ters bir düz, beş gece dört güz geçiyor seçerek örüyorum ödediklerimi. Kendimi kendime ödüyorum. "Derdin ne?" Cevabını bulunca size geri dönüş yapacağız. Gökte bir kitap uçarsa bil ki benim, ele ele tutuşmuş harfler gözle görünür biçimde saçlarına dolaşıyorsa bil ki benim... "Saçım yok belki kelim. Kafam olduğunu nereden çıkardın en baştan." Ya varsayıyorum, bozma. Afacan ve zıpır, hayta ve dadaisttin kim?ini bilmediğm... Ne yalan söyleyeyim, özlemiyorum. =) Ölgün olgunluklar için önceki sayfaları çevirin. Mukaddimeyi okumaya lüzum yok, son kelimede özetleyeceğim her şeyi. Tahammül ununutmamışken... Mutluluğun telaşı. Bugün konuşurken ünlediğim tamlama. "Ne kadar uzak bir kasabada"yı bırak, farklı kıtada. Uyuyan bedende bağıran rüya, uyuyandan bağımsız bir varlık olmaya ayıklıyor kendini. Çok karışığım biliyor musun? Çözülürse(m) dahası sığmaz kazanlara. Ürkmeden sığınacağım, yalın, duru bir şey düşlüyorum. Bu bir insan ya da çatı değil kesinlikle. Ben biliyorum ama kondum göçeceğim. Lens mi taksam. Gözlüğümün camlarından cümleler geçiyor. Çıkardığım zaman uzağı göremiyorum. "Önünden ye
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Estetik algı kendi tercihleriniz olmalı.
Milleti umursamadım. Sonra zayıfsın dediler yıllarca. Umursamadım. Kan verebilmek için geçici 50 kilo almak istedim. Aşırı yemek yedim. Olmadı. En sonunda yıllar sonra 2026 gibi kilo aldım. Basenimin zayıfken bile olduğunu söylediler. Araştırma yaptım. Kalçamın şeklinde hip disk diye doğal bir yapı olduğunu gördüm. Doğru kıyafetle sorun olmadığını gördüm. Hatta aynadan çıplak kendime baktığımda o çukurlar hoşuma gidiyor. Kahkülümün yamuk olduğu çok kaba bir şekilde söylendi. O kişiyle olan bağımı kopardım. Bıyıklarımın olduğu söylendi. Bir tek ona hak verdim. Evet, bunu ben de beğenmiyordum. Çocukken almaya başladım. En çok ona takmıştım. Saçım kısa diye erkek gibi olduğumu söyleyen olmuştu bağladığımda. İnatlarına yine kestirdim. Makyaj yapmayan kadınları garip buldular. Hâlâ yapmıyorum. İşe giderken ve özel günlerde yapmayı planlıyorum ve onu da abartılı yapmak istemiyorum. Doğal makyaj gibi bir şey olmalı. Makyajı kendimde pek sevmiyorum. Kollarımı da almıyorum. Eskiden kollarımı almadığım için saklardım ama kol kıllarımı seviyorum. Artık saklamıyorum. Elbise, etek giymediğim sürece kolumu almıyorum. O zaman aldığımda da kolumu alerjik tepki basıyor. Bu yüzden almak tercihim değil şu an. Liken hastalığımı atlatabilirsem acil durumlarda koluma müdahale daha kolay olsun diye kol kıllarımı alacağım düzenli. Bir diğer şey yüzümdeki sivilceler. Bunlar sağlık sorunu ve yıllardır geçmedi. Sivilceme laf eden olursa sert tepki verebilirim bazen evdekilere çünkü onlar benim sivilcem. Onların değil. Geçmiyorsa geçmiyordur. Başka yol denerim. 52 kilosun. İyisin diyorlar. Daha fazla alma. Verme de diyorlar. Kime ne? Şimdi de zayıflamak istiyorum çünkü hayatım boyunca doğuştan zayıftım. Birkaç yıldır değilim ve kilolu halimi kendim sevmedim. Beni beğenmeyen, orama burama kulp
1000Kitap
Bu saatten sonra arkama, Saçım ne kadar uzamış diye bakarım.. 🌸🎀💕
beni hor gör kardeşim sen altınsın ben tuncum aynı vardan var olmamışız sen gümüşsün ben sacım
Üflesem, güneş söner miydi? İçimdeki yangın bir üflemeyle geçer miydi? Etrafımda fırtınalar koparken, tek tel saçım dünyaya bedel miydi?