Sabah olmuştu ve penceremin kepenkleri arasından
Gönderiyordu ilk ışıklarını güneş
Kör karanlık odama;
Uykum daha hafiflemişken
Ve daha da tatlılıkla gözlerimi gölgelerken,
Beliriverdi yanı başımda ve baktı yüzüme o kadının hayali.
Bana aşkı ilk öğretip, gözyaşlarına boğup giden.
Ölü gibi gelmedi bana, ama hüzünlüydü.
Ve yüzündeki ifade mutsuz insanlarınki gibiydi.
Elini uzattı başıma ve bir iç çekişle sordu.
Yaşıyorsun ama anılarımız da yaşıyor mu hâlâ?
Nereden, nasıl geliyorsun ey sevgili güzellik, diye sordum ona.
Bilir misin ne çok acı verdin.
Ve veriyorsun hâlâ bana?