İlginçtir ki sokaklarda çoğu pişmanlıklarla dolu arkadaşlarımdan sıkıldığım halde, kitaplarda tanıdığım insanlardan şimdiye dek hiç pişmanlık duymadım.
Belki kuş olup kanat çırparak dalamadım dilediğim yere ama gözlerimi kapadığım an gidebiliyordum istediğim yere... Hep böyle bir çocuktum ben, içekapanık demek istemiyorum, aslında içine açılmış bir çocuktum. İçeriyi keşfetmiş ve içerideki oyuncakları dışarıdakilerden daha eğlenceli bulmuştum. Ne varsa beni hayatımda memnun ve huzurlu eden hepsini içimde bir yerlerde bulurdum.
Söylemek bazen incitiyor beni fakat saklamak da istemiyorum sizden. Arkadaşlarımın beni “gerektiğinde iletişime geçilecek biri” olarak gördüklerini düşünüyorum.
Herkesten gizlediğim bir düşünce gezegenim vardır benim. İçerisi bazen çok karışık, bazen çok sakin, bazen fazla fırtınalı, bazen karanlık, bazen loş... Elbette tüm gayem düşünce gezegenimde elektriği icat edip ya da güneşi tutup getirip aydınlanmayı yaşamak...