"Anlıyor musunuz, anlıyor musunuz sayın bayım, bir insanın artık gidebileceği hiçbir yerinin olmaması ne demektir, anlıyor musunuz? Çünkü her insanın gidebileceği hiç değilse bir yerin olması gerekmez mi?.."
...bedenlerimizin doğal bir çürüme süreci var. Yalnızca tek bir kez kullanılmak üzere yapılmış birimler göz göre göre yıkıma uğruyorlar. Nedense herkesi şaşırtıyor bu. Babamızda, tanıdıklarımızda olayı gözlemliyoruz ama sıra kendimize geldiğinde hayretler içinde kalıyoruz.
"İngiltere'den ayrıldığımda kaçtığımı sanıyordum. Belirsizlikten, karmaşadan, her şeyden çok da kendimden kaçıyordum.
...
Derken kaçmadığımı, kovaladığımı anladım. Kendi tezayaklı, uçucu, başka bir yaşımda başka biçimde yaşayan benliğimi yakalamak çabasındaydım."