Aslında boşboğazlık yapmayan insanlar bir konuyla ilgili konuştuklarında daha dikkatli dinlenirler. Eğer ağızlarından güzel cümleler de dökülürse gördükleri ilgi daha fazla artar. Az konuşan ve konuştuğunda kıymetli şeyler söyleyen insanlar kanaatleri merak edilen ve görüşlerine başvurulan kişilerdir. Bir olay olduğunda onların konu hakkındaki yorumlarına ulaşılmak istenir. Onlardan yorum alabilenler bundan mutlu olur.
Koşan mutlu olur ama başı kesik tavuk gibi koşuşturan bir hedefe ulaşamaz. Dolayısı ile koşmak da gerekir durmak da. Koşmadan deneyimlenemez, durmadan tefekkür edilemez. Koşmak müşahedenin, durmak derinleşmenin kaynağıdır. Ne kadar koşup ne kadar durulacağında mizaç da etkilidir.
İmparatorluklar doğarken amaçsızlıktan mustarip değildir. Ama kökleştiklerinde hedefleri kaybolur ve yerini anlamsızlaşmış ritüeller alır.
PRENSES lRULAN
"Muad'Dib'in Sözleri"
Paul birden dedesinin bir sözünü anımsadı:
"Yöneten, yönetilene karşı değişmez bir sorumluluk üstlenir. Sen bir çiftçisin. Dolayısıyla da zaman zaman, sırf yönettiğin insanlar eğlensin diye, bencillikten uzak bir sevgi gösterisinde bulunman gerekecek."