Saadet Özkan

Saadet Özkan
Sadece okuduğum kitapları paylaşıyorum Instagram @saadetozkan_
Puan vermedi
Çok sevdim adına aldanıp da yaz dizisi uçarlığında zannetmeyin. Kalbe bıçak gibi saplanan bir hikaye. . Natalia 12 yıllık ayrılığın sonunda evine, Barselona‘ya döner. Uzak kaldığı yıllarda annesi ölmüş, babasıyla hiç iletişim kurmamış, erkek kardeşi ve görümcesi ile de bir iki kez buluşmuştur. Onun dönüşü ile beraber aile fertlerinin hikayesini dolayısıyla da aile geçmişlerini öğrenir okuyucu. . Doğrusu ben her bir kişinin hikayesini merakla ve keyifle okudum.Silvia ‘nın dansı bırakmasına , Lluis’in ailesi tarafından görülmeyişine , Patricia ‘nın yalnızlığına ve yoksulluğuna, en çok Joan Miralpeix’in şiddet dolu çocukluğuna üzüldüm. . Ama en çok gözaltı ve işkence sahnelerinde nefesim kesildi.Adeta 1980 darbesi romanlarını okuyormuşum gibi hissettim . Edindiğim bilgiye göre bir üçlemenin parçasıymış Kiraz Mevsimi .Umarım devamı da yayınlanır. . Çok sevdim.İspanyol edebiyatını sevenlere sevgiyle tavsiye ederim
Kiraz MevsimiMontserrat Roig · Medusa Yayınları · 202687 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İsmimiz kaderimizi etkiler mi ?
Puan vermedi
Sevdim bir ilk roman olmasından kaynaklanan küçük aksaklıkları saymazsak gayet başarılı ve keyifle okunan bir kitap . İsimler hep güncel bir konu. Bazen karşılaştığımız en farklı, en eğlenceli isimler üzerine saatlerce konuşuyoruz. Bazen günümüz ebeveynlerinin farklı isimler koyma çabası sosyal medyanın diline düşüyor isimler kişiliğimizi ve kaderimizi etkiliyor mu üzerinde pek uzlaşılamayan bir soru olarak kenarda bekliyor. Ben her yönümüzü etkilediğine inanıyorum. . 1987-2022 arasında geçen roman, eski bir balerin olan Cora ile doktor eşi Gordon’un ikinci çocuklarının isminin koyulup kimliğinin çıkarılması gereken sahne ile başlıyor. . Aile geleneğine göre koyulması gereken yüksek tepe anlamına gelen Gordon ismi , Cora’nın içine sinmemektedir. Ailenin ilk çocuğu Maia kardeşine Bear adını vermek ister , bir ayı gibi güçlü , sevecen ve cesur olsun diye. Cora’nın gönlünden gök baba anlamına gelen Julian geçmektedir. Ama kocasının isteğine uymazsa başına gelecekleri az çok tahmin de etmektedir. . Kitap her isim ile çocuğun dolayısıyla ailenin kaderinin nasıl yazılacağı üzerine kurulu ve böylece üç farklı hikaye okuyoruz. Bear , Julian ve Gordon… Tek kişi üç farklı olasılık… . Üç hikayenin en önemli ortak noktası baba Gordon’un şiddet faili, istismarcı bir zorba olması ve eşi Cora’yı bir hapishanede yaşatırken sadistçe, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakmasıdır.Gordon’un sahneye her çıkışında boguldum, nefesim kesildi. En nefret ettiğim roman kahramanları sıralamasında üst sınıra yerleşti . Aynı kişilerin farklı kaderler yaşaması ve bir şekilde birbirlerinin hayatlarında yer alması fikrine ise bayıldım. . Romanda kişilerin isimleriyle müsemma olması da şahaneydi: Vihaan , yeni bir dönemin başlangıcı , Mehri nazik , Maia anne
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026446 okunma
Puan vermedi
Bayram ve yol arkadaşım oldu Atmaca Hem çok akıcı hem de kuşağım dolayısıyla çok tanıdık. Böylece Hikmet Hükümenoğlu‘ndan okuduğum üçüncü kitabı da sevmiş ve bir çırpıda okumuş oldum . Romanı oluşturan dört bölüm yıllara göre ayrılmış: 1.1995 2.2001 3.2015 4.2019 . Romanın kahramanı Ömer’le özellikle lise yıllarını okurken o kadar yoğun bir bağ kurdum ki kendi okulum, kendi arkadaşlarım adeta canlandılar gözümün önünde. Tam o yıllarda ben de lisedeydim çünkü. Bir de üniversitede edebiyat fakültesini kazanması hem güldürdü beni hem içim sızlattı. Gözümün önüne bu defa fakültemin koridorları geliverdi iktisat , işletme gibi bölümlerin çılgınca tercih edildiği yıllarda edebiyatı seçmiştik sonuçta . Roman tam bir büyüme hikayesi , aslında bence büyüme de değil Ömer’in kendi içindeki karanlıkla yüzleşme hikayesi demek veya çevresinin , belleğinin oynadığı oyunların farkına varmasının hikayesi demek daha doğru bence. . Dört yaşında iken annesini kaybeden Ömer, babası, kardeşleri Ayfer ve Ömer ile yaşamaktadır. Aynı binada oturan hala onlara destek verir. . Ömer Ömer’in içinde saklı ve güçlü bir öfke vardır.Adeta bir Atmaca! Bu öfkenin ortaya çıktığı bazı anları Ömer hatırlayamaz, kendisine anladığında ise anlam veremez, sonuçta sevdiklerine zarar vermemiştir ki! Kendimizi gösterdiğimiz çevremizdekilerden bağımsız mıdır onlara da şiddet uygulamış olmaz mıyız? Ya da şiddeti her zaman bireysel midir? Eğer öyleyse toplumumuzun içine düştüğü şiddet sarmalı bir tesadüf mü? . Okul müdürüne, otel sahibine, üniversite yönetimine, hükumete duyulan ve gösterilen öfke, haksızlığın müsebbiblerinin yükselttiği ve günümüzde sosyal medya ile de iyice köpürtülen bir öfkedir. . Romanda en çok Önderi’ sevdiğimi de söylemek istiyorum keşke öyle bir arkadaşım olsaydı . Son zamanlarda
AtmacaHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2020763 okunma
Travma Ancak Sevgiyle İyileşir :)
Puan vermedi
Grafik romanları seviyoruz. Omzumdaki İki Arkadaş’a da bayıldık elimizden bırakamadan iki akşamda bitirdik. Sevdiğimiz yerleri birkaç kez okuduk, bazı bölümlerin üzerinde uzun uzun konuştuk. Aslında 5.sınıftan itibaren daha kolay anlaşılabilir. . Dediğim gibi bu bir grafik roman, çizgi roman yani. Resimleri çok güzel Yalnız yazılar küçük, özellikle gece okurken biraz zorlandık. . 11 yaşında iken annesi tarafından terk edilen Tavşan, Civcivi ve babasıyla yaşar ama babasının pek de iyi bir ebeveyn olduğu söylenemez. Bugünlerde kara bir kedi musallat olur Tavşan’a. Büyüdükçe de yalnız bırakmaz Tavşan’ıTavşan büyüdükçe de Kara Kedi bir Panter’e dönüşür . Bir gün yolda bulup beslemeye başladığı bir kuş onlarla birlikte yaşamaya başlar. Bu süreçte Tavşan geçmişiyle , Panter’iyle , taşıdığı yükleriyle yüzleşir .Su Samuru’nun yardımıyla iyileşir . Ben bu kitabı hem bir büyüme hikayesi hem de travmalardan iyileşme olarak okudum.İlkyaz ise annenin terk edişine odaklandı , kitabın ilk yarısında dönmesini bekledi ama maalesef yine de sevgi hayat boyu alabileceğimiz ve verebileceğimiz bir duygu. İyileştirmeye hazır, hep orada… Kaynaklarının herkes için farklı ve çeşitli olduğunu fark ettiğimizde akmaya başlıyor . Ben Panter’in koruyucu yönünü kabul edip ona sarıldığı yerden çok etkilendim. Her iyileşme önce kabul etmekle başlamıyor mu? . “Ne zaman rüya görsem, kendimi çocukken yaşadığım evde bulurdum.” . “Sadece her yeni güne göğüs germeli ve inandıklarınız için umutla yaşamalısınız.” .
Omzumdaki İki ArkadaşLee Suyeon · Yuzu Kitap · 2025442 okunma
2119 ‘dan Bugüne Bakış
Puan vermedi
Bir aralar çok okurdum Ian McEwan kitaplarını. Masumiyet ya da Özel İlişki hala favorim Tanışma kitabım olan ve filmine de bayıldığım Kefaret’in yeri başka tabi Beton Bahçe , Siyah Köpekler hatırladığımda hala tüyleri ürpertirken Solar tam bir hayal kırıklığıydıCumartesi alınıp okunamayan kitaplar arasında kaldı. En son Çocuk Yasası’nda ayrılmıştık. . Neyi Bilebiliriz? Beni zorlayan bir roman oldu. Dolu dolu! Üzerinde düşünmek hatta konuşmak istediğim pek çok konuya değiniyor. Beni en çok ilgilendiren aynı olayın farklı belleklerde bıraktığı izin değişkenliği ve tarih sandığımız şeyin aslında ne kadar güvenilmez olduğu.Gerçekler ne kadar kolay değiştirilebilir , tahrip edilebilir, yok edilebilir aslında.Evet ! Neyi Bilebiliriz? . Kitap iki bölümden oluşuyor. 1. Bölüm 2119’un distopik dünyasında geçiyor.İklim krizi ve savaşlar sonucu Avrupa ‘nın önemli şehirleri yok olurken Nijerya süper güç haline gelmiş , ırklar iyice iç içe geçmiştir. 21. Yüzyıl tüketim çılgınlığı, kaynakların hunharca kullanılması , savaşları ile bir masal gibi özlemle karışık bir nefretle anılmaktadır. Akademisyen Thomas Metcalfe bu geçmişte kalmış dönemin ünlü şairi Francis Blundy’nin eşine yazdığı kayıp şiirin peşine düşer ve ip uçları onu eskiden yaşadıkları bölgeye , belki de kayıp şiire(?) ulaştırır . 2.Bölüm işte bu noktada başlar .2119’un kasvetinden , yıkılmışlığından 2016 yılımın ferahlatıcı kırsalında Vivien’den -şairin eşi ve şiirin sahibi- gerçekliğin bambaşka boyutlarını gözler önüne serer , okuru sık sık şaşırtır anlattıklarıyla.Nispeten keyifli olan bu bölüm , akıcı ve merak uyandırıcıdır. . Günümüze 100 yıl sonrasından bakma fikrini sevdim.Hatta rahatladım.Gerçekliğin geçici ve değişken olduğu bir dünyada çok da şey etmemek lazım
Neyi Bilebiliriz?Ian McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 202622 okunma