Sonra öylece beklerken sessizliğin kalabalığın içinden oluk oluk aktığını duydum. Dinleyiciler, şarkı içlerini ateşten bile fena yakmışçasına suskun ve gergin bekliyorlardı. Her insan yaralı yüreğine sıkı sıkıya sarılıyor, acısını dünyanın en kıymetli şeyiymiş gibi bağrına basıyordu.
Ayağım sahneye değer değmez salona bir sessizlik çöktü. Aynı anda kalabalığın ilgisi sayesinde bütün endişelerim üstümden akıp gitti. Eskiden beri hep böyle olagelmiştim. Sahneyi çıkmayı beklerken içim içimi yer, her yanımı hafakanlar basardı. Ama sahnedeyken rüzgarsız bir gece kadar sakin olurdum.