Zaman keskin bir kılıçtır. Ya sen onu kesersin ya da o seni keser. Nefsin senin en büyük düşmanındır. Ya sen onu hak ile meşgul edersin ya da o seni batıl ile meşgul eder. Y.P.
İnsan, namaz sayesinde iç alemiyle temas kurar. İnsanı günlük hayatta meşgul eden, üzen ve dünyaya bağlayan alakalar, insanın ruhi sağlığını bozar; şuurunu daraltır ve şuuraltını karıştırır. İşte namaz, şuurda genişleme, şuuraltında denge ve derin idrâk sağlar. Hatta unutulan şeylerin namaz esnasında akla gelmesi, şuur eşiğinin şuur lehine genişlemesiyle ilgili görülmüştür.
İnsanın fiziki yapısı biyolojik fonksiyonları insan iradesinin dışında sistematik bir şekilde cereyan eder. İnsan kendi biyolojik varlığı üzerinde düşündüğü zaman; mide, böbrek, sinir ve dolaşım sistemi gibi birbiriyle koordineli çalışan muhteşem pek çok sistemin akıl ve iradeyle komuta edilmediğini fark eder. Vakia Suresinde Allah’ın insana düşünmesi için gösterdiği deliller bu bakımdan oldukça önemlidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Attığınız o meniyi hiç düşündünüz mü?! Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa onu biz miyiz yaratan?”
Yani Müslüman bir mütefekkir, delilim yok da ondan inanmiyorum gibi irrasyonel bir tavır içine girmemiştir. O aciz kaldığı için değil, makul gördüğü için inanmaktadır.