Zaman keskin bir kılıçtır. Ya sen onu kesersin ya da o seni keser. Nefsin senin en büyük düşmanındır. Ya sen onu hak ile meşgul edersin ya da o seni batıl ile meşgul eder. Y.P.
Insanın ana hatlarıyla aklı, kalbi ve ameli olmak üzere üç boyutu vardır. Insan, aklı yönden tefekkür eder, delil getirir, kıyas yapar; kalbi yönden sever, nefret eder, korkar, ümitlenir; ameli bakımdan da aklının ve kalbinin yönlendirmesi sonucu birtakım davranışları ortaya koyar. Düşünmenin merkezi beyin, duygunun merkezi kalp, davranışların merkezi ise organlar olarak kabul edilmektedir. Sağlıklı bir davranışın temelinde akıl-kalp ve düşünce-duygu dengesi yatar. Duygunun aklı temelinin göz ardı edilmesi insanı, hissiyatının esiri yaparken, duygudan yoksun bir tefekkür de onu mekanikleştirmektedir. [..] Bundan dolayı vahyin hedefi hem aklın ve hem de kalbin inşasını birlikte gerçekleştirmektir. Kur’an, ne akıl için kalbi; ne de kalp için aklı ihmal eder.
Allah'ı unutmak insanın kulluk bilincinin eş zamanlı olarak yok olması anlamına gelir. Bu gerçegi ifade sadedinde Allah şöyle buyurmaktadır: "Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da kendilerine kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Işte onlar fasık kimselerin ta kendileridir." Bu durumun ise en sonunda toplumsal çöküşe ve yok oluşa neden olacağı Kur'an’da açıkça ifade edilmektedir: "Derken onlar kendilerine hatırlatanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her seyin kapiıarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada, onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar."
Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Amin