Kadir İnanır'ın ardından çok şey yazılabilir, çok şey konuşulabilir, ki o, şüphesiz bu ülkenin dev isimlerinden birisiydi...
Bizim ülkemiz Yeşilçamı ve Yeşilçamdakileri çok sevdi... Hatta, Yeşilçam bitmiş olmasına rağmen, sevilmekten, değer görmekten geri kalmadı...
Ben de iflah olmaz bir Yeşilçam tutkunuyum ve o dünyanın içerisinde yer alan herşeyi, herkesi çok önemsiyorum ve çok seviyorum...
Kadir İnanır, bu mecrada hep zirvede oldu... O, Yeşiçam'ın bir devi olarak hep değer gördü...
O, sadece bir aktör olarak yerinde durmadı, siyasi bir duruşta sergileyerek zaman zaman ülke gündeminde bu anlamda da yer aldı... Siyasi çıkışlarıyla bazen bir kesimi, bazen başka bir kesimi karşısına aldı...
Tercihleriyle hayran kitlesini üzdüğü söylendi, sosyal medyada hakkında hakarete varacak nitelikte yazanlar oldu, kızanlar oldu...
Siyasi olarak durduğu yerler benimde hiç gitmedi, beni de üzdü belki ama, ben onu "Yeşilçam'ın dev aktörü Kadir İnanır" olarak sevdiğim için öteki yanıyla hiç karıştırmadım...
Siyasi duruşunu ve bulunduğu yeri beğenmedim ama filmlerini, sanatını, oyunculuğunu, karizmasını çok sevdim...
Çünkü o, Yeşilçam'ın Kadir İnanır'ı idi...
Çocukluğumuzdan başlayıp, yakın yıllarımıza kadar, onca anılar, hatıralar bırakmış, bize unutulmaz anlar yaşatmış bir isimdi...
Sadece bu da değil, o ve onun dönemindeki hepsi, bize koskoca bir geçmişi anımsatan bir sembol olmuşlardır... Bir zamanlar yaşadığımız yerleri... Bir zamanlar birlikte yaşadığımız insanları... Bir zamanları...
Onun gibi olmak istedik hep...
Onun gibi sert, onun gibi racon kesebilen, onun gibi karizmatik, onun gibi yakışıklı...
Saçlarımız onun gibi olsun istedik, bıyıklarımız, onun gibi, durşumuz onun gibi...
"Kadir İnanır bakışı" diye bir tabir vardır ya, işte öyle bakabilmeyi