Nereden yakalamaya çalışsan hayatı diğer yarısı yarım kalıyor.. sahi ne zaman tam hissederiz ki
Sahi sevgi neydi?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şimdi açsam pencereyi beklesem, Sen gelsen.. Olmaz ya; Hani geliversen.. Hiç bir şey sormasan.. Hiç bir şey söylemesen.. Sussam.. Sussan.. Sussak.. Susuşların anlattığını dinlesek, Sırt sırta otursak, Katılasıya ağlasak, Sormasak birbirimize sebebini.. Sarılsam, Sarılsan,
Bu başka bir şey, delinmiş dünyanın deliklerinden geçen biz. Hazzın acı olduğunu öğrendiğimizde geliyor aklımıza; delikleri birer yama ile kapatmak. Sahi ne oldu onlara, ben buradayım.
Ayla ve ölü saçları ve de ölü anneciği
Sahi annem küçük yumuşak bir fırçayla bebek şaçlarımı tarıyor muydu? Peki ya babam nefesi kahve kokarken öpmüş müydü yanağımdan usulca ve ürkek? Babam bana yeni doğmuş olmama rağmen Nutuk okur muydu? Ayla yine başlamıştı. Geçmişine yönelik sorular zihnini tırmıklıyor fakat nihayetsiz kalıyordu. Belki de annesi öldü diye saçları da ölmüstü. Cansız dökülen düz ince fakat yumuşacık saçları vardı. Kendini bildi bileli de kahve kokusunu çok severdi. Atatürke olan derin sevgi ve bağlılığını ise söylemeye bile gerek yoktu. Hiç bir şeyi net olarak bilememek insanı iyiden iyiye yoran bir belirsizlik. Ayla en has belirsizlik savaşçısıydı ama artık bilememek bulamamak canına tak etmişti. Sevgi en büyük muradı olsa da yıllardan beri sevip sevilmek pek nasibi olmamıştı. Çünkü o anlamamış olsa da yüreği en derinlerde yastaydı. Öyle bir yas tutmaktaydi ki yas semptomları neredeyse kişiliğine gömülüp benliğinin bir parçası haline gelmişti. Olsundu. Er ya da geç o DNA testini yaptırıp hakikatlerini huşu ile kucaklayacagi günler gelecekti. Buna ve yaradanina olan inancı tamdı.
Eller yahşî ben yaman Herkes buğday ben saman / Şahı Nakşibendi
1000Kitap