8/10
·256 syf.··
2026 98. kitabı
Yeni bir yazar yeni bir deneyim. Farklı bir anlatım şekli. Cinayete kurban giden üç farklı kadının hayaletlerinin katillerine musallat oluşu. Sahi kadın cinayetlerinin ayyuka çıktığı son yıllarda keşke hepsinin hayaletleri katil ve işbirlikçilerine musallat olsa
Andrea’nın Adını VerNoelle W. Ihli · Beta Byou · 202662 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 36. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 19:49
Momo’nun en büyük özelliği iyi bir dinleyici olması. Sahi kaçımız karşımızdakinin anlattıklarını gerçekten dinliyoruz. Dinleyici olmak öyle kolay bir iş değil aslında. Zaman herkes için kıymetlidir ya da öyle olması gerekir. Peki zamanımızı kıymetli olan işlere ayırabiliyor muyuz? Eşimize, dostumuza, annemize, babamıza, evlatlarımıza ayırdığımız vakti gerçekten değerlendirebiliyor muyuz veya kendimize vakit ayırabiliyor muyuz? Bu kitap zamanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Görünür de bir çocuk kitabı olarak görülse de aslında büyükler için dersler var. Kitapta duman(gri) adamlar var insanların zamanını sömüren fakat bunu öyle bir sinsilikle ince bir şekilde işliyorlar ki kimse tehlikenin farkında değil. Ta ki Momo’ya rastlayana kadar her şey yolunda gider… Bizlerin hayatında zamanımızı çalan gri adamlar kimler? Ve bizlerin de uyanması için Momo’ya mı ihtiyaç var?
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,4bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:55
Sahi neydi ev, ne zaman evde olurduk ? Kitapların sayfalarında kaybolduğumuz zamanlarda mı, sevdiklerimizle olduğumuz zamanlarda mı ? Dört duvar bi ev olabilir miydi ya da bi insan? Evde olduğunu hissetmek için anlaşılmak mı gerekiyordu. Seherle çıktığımız uzun ve yorucu bi yoldu . Kitabı okurken çok zorlandığım anlar oldu bazı yerleri çok yorucuydu ama kendimize sormamız gereken soruları sordurdu. Seherle olan yolculuk keyifli ve bir o kadar da yorucuydu. Okuyacaklara Buen Camino...:)
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,9bin okunma
Fakat yine de yaşamak zorundasın!..
Puan vermedi·210 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:06
Yaşamak nedir? Her yaşayan da yaşadım der mi son vakit? İnsan mı yaşamayı öğrenir, yaşamak mı insanı eğitir? Fugui'ye genellikle okuma sonuna kadar da bir ısınamadım. Çünkü onun bile bile yaptığı hatalar tüm hayatını hatta hem kendi hayatını hem de ailesinin hayatını çok farklı yönlere çevirdi tabi ki. İnsanın hayatı biraz da tercihlerinden yön alıyor öyle değil mi?.. Sonraa 'ne ekersen onu biçersin'. Sahi Fugui ne ekti ki ne biçecekti? Bunların yanında Jiazhen'in hâlâ ona sadık bir eş olması ve ömrünü ona adaması biraz yazık dedirtti bana doğrusu, evet. Elbette burada şartlar, dönemler, yaşanmışlıklar, öğrenilmişlikler ve belki daha neler etkilidir tabi; fakat yine de fazlasıyla fedakar bir roldeydi bu hikâyede ve tabii ki Fugui onu hak eden bir aday değildi, olamadı ki kendisi de biliyordu. Zaten son pişmanlık neye yarardı ki?.. Fugui'nin Jiazhen'e sevgi beslemesi, değer vermesi, saygı duyması, dahası bir eş olarak onu saymak için Jiazhen'in per perişan olması, rezil rüsva da olsa her şeyi kabullenmesi, her halükarda haksız ve bir dolu fedakarlık sonunda yataklara düşmesi mi gerekirdi?.. Tabii işin doğrusu gerçek sevgi olsa hani ortada bunların hangisi olurdu ki?.. Böyle bir hikaye bile çıkmazdı zaten ortaya, ilham da olmuş değil mi bir yandan, üzücü ama evet durum da bu yazık ki?.. Her hikâye bir yerden başlardı nihayetinde. Bu hikâye biraz da Fugui Bey'in tercihlerinden doğuyor. Hatta belki biraz daha derine inmek gerekir. Peki Fugui'yi yetiştirenler?.. Fugui imtihanını 'yaşarken yaşamak zorunda olarak' çekti bir yönden. İnsan sonunda ölmek istermiş de sonunda yaşadıkça teselliler bulmaya başlarmış, mesela yaşlı bir yoldaş olarak diye alınan öküz gibi, adına Fugui koysun ki kendisine benzettiği bu hayvanın hikayesinde bir nebze de aslında yanında kendisinin hayvan
Duygu ve Düşünce
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Sil baştan başlayalım mı?
Puan vermedi·48 syf.··
2026 42. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:42
youtu.be/yjGigzkkXMM?si=... Sil baştan sevmek gerek bazen, Her şeyi, unutmak... Ve Haziran sayısı... "Bu sayı bu hayatı öyle de böyle de sevenlere... Sil baştan yapabilenlere, şarkılara, eskilere, gidenlere, dönenlere..." Yerden yere vurduğum mayısın bir sonrası: #303789894 Bazen diyorum fazla mı hassasız, umurunda değil kimsenin kötüye giden ne varsa. Neyi dert edinsek yalnız bulduk kendimizi. Neyi dert edinsek dert edinmişliğimizle kaldık. Sen kendi resmini kendin de yapamazsın, Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde, diyen Nazım Hikmet Ran'ın dizeleriyle başlıyor bu ayki sayı. Akabinde, kuşların şarkısını söylüyor Aylin Balboa, "İnsan üzülmekten hasta olabilen aciz bir canlıydı." Hiçbir şeyim yok, diyor Nermin Yıldırım, sahi, ne kadar hiçbir şeyimiz yok değil mi? Damardan giriyor Gökhan Dağıstanlı, "Suçlusu da yok suçu da yok bu hikâyenin. Bana hiç uğramayan bir hayale kanmışım." Saplantılı bir aşkın anatomisinden bahsediyor Beyhan Budak: Limerence, sıcağı sıcağına kitabını bitirmişken... #306430650 Ve şiir gibi Bedia Ceylan Güzelce, "Dünyanın bütün kapılarını yükleyip ruhun gemisine, seni bir de öyle sevmek vardı." İnsan bazen olması gerekeni değil, kendisini mahvedecek şeyi seviyor. Gitme iki gözüm, "Mauro Emanuel İcardi Rivero" youtube.com/shorts/kpxnhBAW... "Yüz kere Eyşan, bin kere Eyşan diyen Ömer gibi, yüz kere Icardi, bin kere Icardi." Toksik bir ilişkinin dışavurumu gibiydi Hilal Serbes'in yazısı. "Can Kırıkları" çıktım "Hangi Şebnem Şarkısısın" anketinde. Hiç kimseye huzur yok, derken Murat Menteş, Ferdi Tayfur düştü aklıma, "Huzurum kalmadı, şu fani dünyada." Günün Hikâyesi'ni anlatıyordu Cem Davran, zihnimin arka fonunda Ferdi Baba
Dergi
Kafa Dergisi - Sayı 141 (Haziran 2026)Kafa Dergisi · Kafa Grup Yayıncılık · 202636 okunma
Çocukluğun derin yaraları
Puan vermedi·248 syf.·
2026 32. kitabı
Her çevirdiğim sayfada çocukluğumdan bir duygunun yutkunma sesini boğazımda hissettim. Sahi insanın çocukluğu ana vatanı mıdır? Sonrasında yaşananlar,yaşadıklarımız o yüzden mi bizi memnun edemiyor ya da mutlu edemiyor. O kadar çok soru oluştu ki zihnimde. Uzun bir süre etkisinden çıkamayıp düşüneceğim satırların olduğu kıymetli bir kitap olacak. - Biz insanlar çoğu kez içinde bulunduğumuz zaman diliminde mutsuz,huzursuz hissettiğimiz anlarda zamanı durmuş gibi hissederiz. Ancak belki yaşanan olaylar ve durumların bu şekilde olması bizi daha kötü yasantilardan uzaklastirmak için olamaz mıydı? Sahi biliyor muyuz zamanın yansımalarının hangi şekillerde karşımıza çıktığında hangi tepkileri vereceğimizi ve o tepkilerle gerçekten kendimiz olabileceğimizi?? Kim bilir ki ? - Üzüldüğüm bir başka nokta ise bir çocuğun her yutkunmasinda tatlıların onda bıraktığı etki. Tatlının bir çocuk için bu kadar hüzünlü hale gelmesi ne kadar üzücü. -Babaanne,dede sıcaklığı ile dolu ev ve o sıcaklığa tekrar dönüş. ~Dedim ya çocukluk insanın ana vatanıdır. Bu ana vatana sahip çıkıp korumalıyız ama o anavatanı iyileştirmeyi de unutmamalıyız. Altı Harfli Bir Tatlı Şermin Yaşar
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma