“Hâlâ temiz ve dürüst biriyim diye düşündükçe kişilik sahibi olmanın, enkaz dolu bulanık insan denizinde beyaz bir fener gibi ışıldamanın güzel duygusu sardı içimi.”
“Derdim neydi benim? Tanrı’nın gazabına mı uğramıştım? Öyleyse niye, diyelim ki Güney Amerikalı biri değil de, ben maruz kalmıştım buna? Tanrı’nın lütfu konusunda kobay olarak onca kişi arasından benim seçildiğimi düşünmek hepten kafamı karıştırıyordu.”
“Sık sık geri çevirmeler, yarım verilen sözler, düpedüz hayır demeler, beslenen ama boş çıkan umutlar ve her zaman sonuçsuz kalan yeni girişimler cesaretimi büsbütün kırmıştı.”
“Başarı, Bernard’ın başını döndürmüştü (her iyi uyuşturucunun yapacağı gibi) ve bu arada o zamana kadar hiç de memnun olmadığı dünyayla uzlaştırmıştı. Kendi önemini teslim ettiği sürece düzen iyiydi..”