'Aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar; bazen koşar biriyle birlikte; bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar; üçüncüyü buzdan kaleye çevirir; dördüncüyü atar alevlerin içine. Birini yaralar; öldürür ötekini. Aynı anda çakıp sönen bir şimşeğe benzer. Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek olan kaleyi. Çünkü dayanacak güç yoktur karşısında.'
insan soyu zayıf, kırılgan, ölümlü, her türlü hastaslığa, kazaya, acıya açık ama kendini avutarak yaşıyor, bunları unutuyor. işte anahtar kelime bu; unutmak. eğer unutmak diye bir şey olmasaydı, yaşam da olmazdı. insan unutmadan hayatını sürdüremez.