En sevdiğim filmlerden birisi olan 'Kaptan Fantastiğin konusu artık alışageldiğimiz konulardan biri olan 'sistem' eleştirisidir.
Ama farklı olduğu nokta kurulmak istenen düzenin de eksiklerine değinmesi. Bir düşünceye vs. karşıt yeni bir düşünce çıkınca yeni düşünceyi benimseyenler de körü körüne savunma eğiliminde oluyor ve bu döngü şeklinde ilerliyor.
Filmin başında ana kahramanımız olan Bay Cash kendi düşüncesini bu şekilde benimsemişti. Doğrunun tek olmayacağını savunan birinin kendi fikrine bu denli bağlı olması zıtlık oluşturuyordu. Neyseki burda da devreye küçük, asi oğlu giriyor ve bence aydınlanma yaşamasında da oğlunun asi tavırları epey etkili oldu.-hatta tüm ailenin-
En sonunda yaşanan talihsiz bir kazayla kendi yanlışlarını da fark etmesi 'körü körüne tek bir doğruya' bağlanmadan her doğruyu da sorgulamamız gerektiğine dair güzel bir mesajdı. Ama filmin en muazzam yanı çocuklarını tam da istediği gibi 'kendi kararlarını alıp boyun eğmeyen' bir yapıda yetiştirmeyi başardığını gördüğümüz andı. Çünkü o an Bay Cash'in de yeniden aydınlandığı noktaydı.
Filmin sonunda mevcut düzen içinde kendileri gibi yaşamaya başladılar. Bu anı görünce çok sevdiğim bir şarkının sözleri yankılandı zihnimde: "Bana devrimin resmini yapabilir misin? Yeni bir düzen kurmadan ama kolayına kaçmadan işin."
Yıkıp yeni bir şey inşaa etmek en kolayıdır önemli olan yıkmadan değişim için mücadele edebilmektir.
Eğer sakin ama aynı zamanda da felsefi mesajlar içeren bi film istiyorsanız mutlaka izlemelisiniz.
(Filmde en sevdiğim sahnelerden birisi: çocuklardan biri kitap okurken Bay Cash nasıl bulduğunu soruyor. Çocuk da ilginç cevabını veriyor. Bay Cash ilginç bir kelime değil deyince çocuk fikirlerini açıklıyor.
'Günlük hayatta güzel buldum, çok iyiymiş demeye ne çok alıştığımı fark ettim.