Zamanla anlıyorsun ki bazı vedalar açıklama istemez. Kendiliğinden biter. Ve bu, hayatın en zarif gerçeklerinden biridir.
Sonra bir sabah aynaya daha sakin baktığını fark ediyorsun .
Hafiflemişsin.
Ve bir veda , hayatını güzelleştirmiş .
Ey rüzgâr, yolun dostların bahçesine uğrarsa, sevgiliye selamımızı arz et, sakın unutma ve tarafımızdan
De ki: Adımızı niçin anmıyor, neden bizi kasten hatırdan çıkarıyorsun? Zaten anılmayacağımız bir zaman gelecek!
Gönlümüzü alan sevgilimizin gözlerine sarhoşluk ne de güzel yaraşıyor. O cihetten bizim de irade ve ihtiyarımızı sarhoşluğa teslim etmişler.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Facebook'ta iki tane zaman akışı hayal edin. Biri sakin ve mutlu hissetmenizi sağlayacak güncellemeler, haberler ve videolarla dolu olsun. Diğeri ise kızgın ve sarsılmış hissetmenizi sağlayacak güncellemeler, haberler ve videolarla. Algoritma bunlardan hangisini seçer? Algoritmanın sakin ya da kızgın olmanız konusunda bir tercihi yok. Derdi bu değil. Tek bir derdi var: Kaydırmaya devam edecek misiniz? Ama insan davranışında bir tuhaflık var maalesef. Olumlu ve sakinleştirici şeylere kıyasla olumsuz ve sarsıcı şeylere ortalama olarak daha fazla bakıyoruz. Bir araba kazasına yol kenarında çiçek dağıtan birine baktığınızdan daha uzun süre bakıyorsunuz, o çiçekler kazada ezilmiş cesetlere kıyasla size daha çok haz verecek olsa dahi. Biliminsanları uzun süredir farklı bağlamlarda bu etkinin varlığını kanıtlıyorlar -size içinde bir kısmının mutlu, bir kısmının kızgın olduğu kalabalık bir grubun fotoğrafı gösterildiğinde içgüdüsel olarak önce kızgın suratları seçiyorsunuz. On haftalık bebekler dahi kızgın suratlara farklı yanıt veriyorlar. Psikolojide yıllardır bilinen ve geniş kanıtlara dayanan bir gerçek bu. "Olumsuzluk yanlılığı" diye biliniyor.
“Öfkelenme! Çünkü şeytanın âdemoğluna en fazla hâkim olduğu an, onun öfkelendiği andır. Bu itibarla öfkeyi, kendini kontrol ederek sav! Sevgi ile de onu teskin et! Acele etmekten sakın! Zira acele edersen nasibini ıskalarsın. Uzak olsun yakın olsun, her insana yumuşak davran ve kolaylaştırıcı ol, gaddar ve inatçı biri de olma!”