samet sak

Puan vermedi·448 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 22:14
Reşad ekrem Koçu dan hemen sonra başlamak biraz hata oldu sanırım. Ortaylının bir Koçu hayranı olduğunu kitabın ortalarına geldikten sonra hatırladım ve aynı yapıda bir eser olunca hızlı okudum. Evet İlber Ortaylı engin bir derya olduğundan ötürü konudan konuya rahatlıkla geçebiliyor. Bu kitabı akademi dünyasından ziyade benim gibi tarih meraklıları için hazırladığından dolayı bazı meseleleri anlatırken yorucu bir tekrar edişler olmuş. Ama Fatih Sultan Mehmed hakkında tek düzey bir anlatıp yapmamış. Beklentinin aksine İmparatorun çağın öncesini sonrasını ve Osmanlı imparatoeluğuna katkılarını aktarmış. Meraklıları ve daha çok kaynak isteyenler içinde bir çok yeni kaynağı dipnotlara özenle serpiştirmiş. Belirli konularda bilgisini derinleştirme merakı olanlar için bu dipnotlar çok kıymetli. Ben deniz 4 5 eseri not ettim ve yeni kaynaklara sahip olacağım.
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025892 okunma
Reklam
Puan vermedi·284 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 21:44
Tarihimizin en büyük şahsiyetlerinden biri olan "KAYSER-İ RUM" FATİH SULTAN MEHMED in hayatını, değerli tarihçinin anlatımıyla okuma şansına mahsar olduk. İnanılmaz bir devlet adamı olması yanında "Avni" mahlası ile şiir de yazan bir kişilik. Ön görüsü, çalışan ve azimli bir kişiliğe sahip. Yani her okuduğum da yok artık diye hayretlere düşüren bir kudret. Allah hem cihan padişahına hem de yazar Reşad Ekreme rahmet eylesin.
Fatih Sultan MehmedReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2015328 okunma
Puan vermedi·185 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
·
1967 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 22:34
"Annales hareketinden sonra tarih disiplini asla eskisi gibi olmayacaktır" yazarın son sözü ile başlamak istedim incelemeye. Gerçek şudur ki; tarihe bakış açınızı değiştirecek bir inceleme. Fransa'da 1930'lu yıllarda L. Febvre ve M. Bloch'un öncülüğünü ettiği bir akım olan Annales akımı, yüzyıllardır tarih disiplinine hakim olan siyasal bireysel anlayışa karşı bir başkaldırı niteliğinde olmuştur. Özelliklede ikinci kuşağı olan Fernard Braudel in çalışmaları ile tarih disipline bambaşka bakış açılarının yerleşmesi sağlanmıştır. Tekil bir disiplin olmaktan öteye geçmesi sağlanmış, diğer disiplinler ile ortak çalışmanın farkı kazanımlar sağlaması sağlanmıştır. Yıllar önce okumuş olduğum "SOSYAL BİLİMLERİ AÇIN" kitabınında etkisi ile bu kitabı okumak daha da etkili oldu tavsiye ederim. Üzerine konuşulacak o kadar şey var ki, burada amatör olarak iletmek oldukça zor.
Annales OkuluPeter Burke · Doğu Batı Yayınları · 200291 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2024 23:31
Tiflis’ten başlayıp Midyat'ta biten akıcı bir gezi anlatısı. Gezdiği yerlerin tarihsel ve etnik unsurları aktarmaya çalışmış yazar. Var olan sorunları ya da güzellikleri aktarmış. Gelgelelim kendi yaşadıklarından dolayı mıdır bilinmez, semavi dinlere karşı fazla ön yargılı hatta düşman denebilir. Açık bir dille söylemese bile İslam dinine karşı yaşadığı coğrafyadaki müslümanlardan dolayı oldukça tepkili gördüm. Bazı bölümlerden sonra kitabın bir geziden çok zerdüştlük hakkında bilgi verme amaçlı bir yazıya dönüştüğü söylenebilir. Fakat bir tarafı ona mensup insanların davranışları üzerinden yargılarken bir tarafı onun ideolojisi veya anlatısı ile savunmak haksız bir karşılaştırma olarak göründü benim açımdan. İyilik ve kötülük hakkında aforizmalar dile getirmek oldukça kolay bir eylemdir. Mesele herkesin gözünün üstünde olduğu bir coğrafyada bunu hayata geçirebilmektir. Tabiki de bir toprak için insanların yaşamlarından ve özlerinden uzaklaştırılmaya çalışılması hiçbir insani değerde kabul görülebilecek bir unsur olmamalıdır. Etnik kökeninden ötürü kimse yargılanmamalı veya dışlanmamalıdır. Bu etnik milliyetçiliği ortaya çıkaran veya bunu körükleyen dinler değildir maalesef. Bunun temelinde yatan sistem hareketleridir ve buradan da yol kapitalizme çıkar. Birçok bölgede etnik mahallelerin veya bölgelerin olduğunu ve bunun maalesef Türkiye’de bulunmadığından dem vurmuş yazar. Bunun bir eksiklik mi yoksa bir çeşitlilik mi olduğu tartışılır. Türkiye’deki şehirlerde bunun olmaması, ülkede etnik grupların birbirine karışarak yaşayabildiği anlamına gelmelidir bence. O çok övdüğümüz veya demokratik diye örnek aldığımız Batı kültüründe bu karışıma kolay kolay müsaade edilmez. Yaşamalarına izin verilir ama aynı yasalar ya da aynı sosyal yaşamlar içinde değil. Konular buradan
Yolda OlmakKadir Işık · İthaki Yayınları · 202324 okunma
Puan vermedi·%29 (108/368 syf.)·
19.yy sonları ve 20.yy ilk zamanları. Avrupa'nın merkezi sınıf mücadeleleri ile yankılanırken, Avrupa'nın doğusunda bağımsızlık mücadeleleri ile büyük imparatorluklar çözülmektedir. 1905 devrimi ile Rusya topraklarından kaldırılan serflik, Bolşevikler tarafından yetersiz görülmekteydi. Çünkü yapılan devrim bir sınıf devriminden ziyade bir sistem devrimi olarak kalmış, Bolşeviklerin talep ettikleri "işçi, asker ve köylü halkları" yönetimine ulaşmamıştı. Geçici hükümet burjuva ve elitler ile anlaşma ile suçlanıyordu. Bıçak kemiğe çoktan dayanmış, tek çare sosyalizm ve halkın gerçek katılımı ile yapılacak bir yönetimdi. Öncelikle yazar, bu geçecek olan gözlerini aktarmadan önce Rusya'da var olan siyasal yapılanma hakkında bilgi vermiş. Bu ön bilgilendirme benim gibi Rus siyasal yapılanması hakkında bilgi sahibi olmayanlar için oldukça faydalı oldu. Çünkü okuma sırasında kimin hangi tarafta olduğunu daha iyi anlama fırsatı sağladı. Ekim 1917 de başlayan sosyalist devrimin Rus topraklarında nasıl gerçekleştiği, Geçici hükümetin saf dışı bırakılmasında ne gibi mücadeleler yapıldığını bizlere aktarması konusunda oldukça başarılı geldi bana. Gelgelelim bir çokta okuma listesi oluşturdu bende. 1917 öncesi hakkında yeterli bilgim olmadığı için yeni kitap listeleri oluşturmak durumunda kaldım.
Dünyayı Sarsan On GünJohn Reed · Yordam Kitap · 2017488 okunma
Reklam