"... Balgay'ın sonu da yalnız kalan tüm kurtlarınkiyle aynı olacak; başka bir sürü, onun keskin dişlerini sökecek, parlak postuna pençerelerini geçirecekti..."
Büşra MuratoğluBüşra Muratoğlu Merhaba, uzun zamandır genç yazarların kitapları arasında oradan oraya savruluyorum. Biraz araştırma yapıp öğrendiğim kadarıyla, Üç Işık kitabı da gelecek vaadeden bir yazarın kitabı.
Masalsı bir girişle başlayan kitap bize hikaye içinde hikaye anlatıyor. Giriş kısmının üslubundan, yani masalsı kısımdan zaten fantastik ve Türk mitolojisi esintileri alıyorsunuz. Kitap sonrasında anlaşılır ve sade bir Türkçe ile devam ediyor. Klişelerden uzak şekilde, betimleme ve diyaloglar var. Gizem, dostluk, görev ve ihanet temeları etrafında kurgu derinleşirken, hikaye Hatisa ve yan karakterlerin ve karakter gelişimini okuyucuya sunuyor. Yolculuğuna bir casus olarak başlayan Hatisa kitabın sonlarına doğru, görev, adalet, askerlik kavramlarını sorgulamaya başlıyor. Hiçliğin ortasına bırakılan gençler hem Umay'ı arıyor hem de kendi aralarında ve kendi karakterleriyle mücadele ediyorlar. Casus olarak aralarına sızdığı ve henüz birkaç aydır beraber olduğu bir arkadaşının onun için ölmesiyle Hatisa'da ipler kopuyor. Bu kısımı spoiler vermeden anlatmam pek mümkün değil maalesef.
Köleler yolculuklarının aamacını ulaşıyor, Umay'ı bulduklarında bu sefer aralarında birini kaybediyorlar ve sonra Umay sayesinde işleri tekrar yoluna koyuyorlar fakat macera burada bitmiyor. Umay'den sihirli güçler kazanıyorlar,ilk iş olarak da cehennemdeki hayat ağacını diriltmek için akıllıca bir plan yapıyorlar. Herşey hesapladıkları gibi gitmiyor ve kitap bizi başkarakterin başına ne gelecek acaba dediğimiz bir yerde bırakıp gidiyor.
Kitabın en beğendim kısmı akıcı bir Tükçe ile yazılmış kolay anlaşılır olması. Zamanın modası haline gelmiş klişeşerden uzak durması da ayrıca hoşuma gitti. Kitaptaki Türk mitolojisi karakterlerinin bir kısmı anılıyor ama kitapta görünmüyor bunların bazıları