İşin ucu "çünkü imtihandayız" cevabına çıktığı için çoğu ateist doğruyu-yanlışı ve bunları seçebilmemizi sağlayan özgür iradeyi son kertede yok sayar. Teoride bu saçmalığı savunsa bile hayatı boyunca böyle bir teoriyi yaşamında uygulamayı zerre aklının ucundan geçirmez.
Kısa bir süre önce hiç iken şimdi düşünen, konuşan, sevinen, üzülen, gören, işiten, koklayan, tadan bir varlık olmanın
muhteşem olağanüstülüğünün sarsıcılığıyla sevinçten ağlamak,
zıplamak, bağırmak, haykırmak gerekmez mi?
Ülkemizde şöyle saçma bir durum var;
Aklını, vicdanını, bilincini, iradesini; şeyhine, hocasına, siyasi liderine kiraya vermiş yada komple satmış sözde dindarların cahilliklerine,
Aklını, vicdanını, bilincini, iradesini; atomlara, anlamsızlığa, tesadüfe satmış yada kiralamış materyalist ateist sözde aydın tayfa karşı çıkıyor!?
Orta yolcu dindar ve sekülerlerde bu iki saçmalık arasında ya taraf oluyor yada nabza göre şerbet veriyor.
Hiçbirinizden bi halt olmaz