Kur'an'ın büyük bir bölümü, geçmiş çağlarda yabancı dillerde olup bitmiş birçok konuşmanın Arapçaya çevrilerek Araplara aktarılmasından oluşur. Bu bir yandan Tanrı'nın yalnızca Arapça bildirimlerde bulunmadığını; her topluma o toplumun diliyle seslendiğini; Arapçadan başka dillerde de bildiriler gönderdiğini gösterirken; öte yandan Tanrı'nın başka dillerde gönderdiği bildirilerin Arapçaya çevrilebildiğini kanıtlamaktadır. Bu demektir ki, Tanrı çeşitli topluluklara hep başka dillerle çevrilebilecek türde bildiriler göndermiştir, çevrilemez türden bildiriler değil; öyleyse Tanrı'nın Kur'an'da toplanan Arapça bildirileri de başka dillere çevrilebilir niteliktedir.
Türkiye'de Müslümanların %99 u ibadetlerini dahi anlamadığı, anlamını bilmedigi Arapça sözlerle yapar. Sebebide tam olarak yukarda bahsedilen mevzu. Bu sitede de durumun hiç farklı olduğunu sanmıyorum. Din başlığı altında paylaşılanlar dan az çok belli oluyor maalesef
Örneğin şu eski slogan: Böl ve yönet. Tabii onun da uygulanabildiği yerler var ama bizim yüzyılımız çok daha güçlü bir formülün keşfini getirdi birleştir ve yönet.
Bu birleştirme bir din etrafında olabilirken bir ırk bir ideoloji bir sanat akımı bir teknoloji bir menfaat etrafında da olabilir. Yeterki orjinal kendi gelisimini tamamlamaya çalışan bireysel insanların olmadığı bir yer olsun . Yaşasın kolektizm tü kaka bireycilik makyajı ile daya gitsin. Gel gör ki nerede çokluk orada bokluk diye boşa dememişler.
Aslında özgürlük ile zorlama aynı şeydir. Bunu size basit bir örnekle göstereyim. Trafik ışıkları, canınız istediği anda karşıya geçme özgürlüğünüzü kısıtlar ama bu kısıtlama, kamyonlara ezilmeme özgürlüğünü getirir size.
Hani şov yapıyorduya geçen, hadislerin hepsini kabul ediyorum diye, peygamberin Hz aiseyle 6 yaşında evlenip 9 yaşında gerdeğe girdiği hadisinide kabul ediyor mudur acaba?
Benimki de soru! Tabiki de ediyodur 6 yasindaki kızla evlilik yapan tarikat şeyhine sesleri çıkmadığına göre
Müthiş bir andı. Öykündüğü Napolyona karşı savaşı kaybeden kahramanımızın Napolyonun ayaklarının altında aydınlanma anıydı... Normalde çok aklımda tutamam ama bu eserdeki bu sahne inanılmazdı asla unutmuyorum.