İş insanı temizliyor, güzelleştiriyor, kendisi yapıyor, etrafıyla arasında bir yığın münasebet kuruyordu. Fakat iş aynı zamanda insanı zaptediyordu. Ne kadar abes ve mânasız olursa olsun bir işin mesuliyetini alan ve benimseyen adam, ister istemez onun dairesinden çıkmıyor, onun maphusu oluyordu. İnsan kaderinin ve tarihinin büyük sırrı burada idi.
"Hayri İrdal ve ailesi efradı, kabuğundan çıkmasını çok iyi bilen insanlar. Ne olursa olsun onlarla İstanbul'da geçirdiğim zamanı hiçbir suretle unutmayacağım. Kendilerinin daha ziyade atlıkarıncaya binmekten hoşlanmalarına rağmen, yine de Hollanda'da gelirlerse, onlara vaat ettiğim gibi bisiklete binmeyi öğreteceğim..."