Miray kendisi için ruhunda yer açıyordu. Hiç çaba sarf etmeden, parmağını bile kımıldatmadan, bakmadan, görmeden sadece kendi olarak. Bunu bugüne kadar yapan olmamıştı. Büyülenen kalbine selam etti Tunahan, bunca sene onu beklediğini mi söylüyorsun bana?
“Senden hoşlanıyorum, Jase Ballenger.” dedim.” Eğer bir hırsız olmasaydın, arkadaş olabilirdik.”
“Eğer sen de bir hançer çıkarıp insanların güzel boyunlarını kesmekle tehdit etmeseydin, arkadaş olabilirdik.”
Burnumu kırıştırdım. “ Ah, güzel boynuna ne kadar da düşkünsün.”
Bileklerimde olan elleri biraz daha sıkılaştı. Beni kendine doğru çekerek hafifçe boynumu öptü ve öpücüklerinin arasında “ Düşkün olduğum kendi boynum değil. Aydınlıksisli Kazi.” Diye fısıldadı.