Basitlik her işe her konuya girmiş durumda.Sevme basitliği, irade basitliği, görme basitliği, duyma basitliği ve cümlelerimizdeki kelimeler dahi asıl anlamına göre değil algılanan anlama göre kurulıyor ve öyle de devam edip gidecek...
acizliğin hissi,
bildiğini bildirememek...
anlatmadıklarım?
anlatamadıklarım?
anlayanlar var.Fakat yine anladıkları kadarıyla.
Ve güzel insanlar... sessizlik deryasında harflerini kurmuşlardı zaten.
kuruyorlar da.
sevdiğim bir tanınan yok...
samimi bulmuyorum.
samimi olsa dahi yakıştıramıyorum.
tanınmayanlarım var.
onlar yetiyor fazlasıyla.
zamanın gereğinden dolayı, cümleler böylesine törpülenmiş çıkıyor kalp fonetiğimden.
alkışlayamıyorum tanınanları.
dost göremiyor, içten hissedemiyorum.
ve uzak kalacağım onlardan.
sizin doğrunuz size...diyerek.
Bir yol var şimdi önümde.Ve ''temizim'' demekle de kirletmeyeceğim.
Ve o yolda kalp evimi açtığım birkaç dost var.
Ve bir de yolun bir yerinde yürürken yağacak olan yağmurum var.
Yoldaşım.Mekanım ve zamanım.
Her ânımda yanımda olacak olanım.
ve onunla ilgili yazdıklarım da ona kalsın.
velhasıl birkaç kişiyim.
gerisi kalbime iyi gelmiyor.
ve göçüp giden onca güzeli arıyor gözlerim.