Hiçbir zaman dertsiz kalmadı gönlüm
Bir çift gözden, bir yapraktan, bir kuştan.
Daima daha taze, daima yeni baştan
Turnam bir gün bırakmayacağım peşini,
Sen nereye, ben oraya, adım adım
İnsan sevdikçe iyileşiyor artık anladım..
Önemli olan, sevgili sofie, senin de hayatı olduğu gibi kabul eden insanlardan biri olmaman.
....
Görünen o ki, çocukluğumuz sırasında dünyaya hayret etme yeteneğimizi kaybediyoruz. Ama bu sırada çok önemli bir şeyi de kaybetmiş oluyoruz.
Filozofların tekrar hayata kazandırmak istedikleri şey de budur işte. Derinlerimizde bir yerde bir şey bize hayatın büyük bir sır olduğunu söyler. Bu, düşünmeyi öğrenmeden çok önce yaşadığımız bir duygudur.
Elinde esrarengiz mektup, çakıllı yolun üstünde dururken, birden tuhaf bir duyguya kapıldı. Büyü gücüyle can bulmuş bir oyuncak bebek gibi hissediyordu kendini.
Bu dünyada bulunması ve şaşırtıcı bir masalın içinde yaşıyor olması tuhaf değil miydi ?
Jorunn’e kalırsa, insan beyni karmaşık bir bilgisayardan ibaretti.
Sofie pek emin değildi bundan. İnsanın bir makineden daha fazla bir şey olması gerekmez miydi?